2025'te iş dünyasında öne çıkan teknoloji trendleri
SOURCE:Webrazzi|BY:Candeğer Muradoğlu
2025 yılı yapay zeka alanında yaşanan hızlı gelişmelerle iş dünyasında dönüşümün yılı oldu. Kurumsal yapay zeka pazarı, 2023’te 1.7 milyar dolardan 2025’te 37 milyar dolara çıkarak SaaS pazarının yüzd...
2025 yılı yapay zeka alanında yaşanan hızlı gelişmelerle iş dünyasında dönüşümün yılı oldu. Kurumsal yapay zeka pazarı, 2023’te 1.7 milyar dolardan 2025’te37 milyar dolara çıkarak SaaS pazarının yüzde 6’sını ele geçirdi ve tarihteki en hızlı büyüme oranını yakalad****ı. Üretken yapay zeka (generative AI), şirketlerin iş süreçlerinde hız ve verimlilik artışına yol açarken yapay zeka tabanlı otomasyon çözümleri pek çok sektörde benimsenmeye devam etti.
Üretken yapay zeka
OpenAI’ın ChatGPT gibi büyük dil modelleri ile başlayan üretken yapay zeka devrimi 2025’te yüz milyonlarca kullanıcıya ulaşarak iş dünyasında geniş yankı buldu. McKinsey araştırmasına göre, şirketlerin yüzde 88’i en az bir iş fonksiyonunda yapay zeka kullanırken yüzde 62’si yapay zeka ajanlarını pilot olarak test ediyor. Honeywell gibi şirketler, 24 farklı üretken yapay zeka projesiyle operasyonlarını hızlandırıp ölçeklendirdi. Yapay zeka destekli içerik üretimi ve analizler, pazarlama, yazılım geliştirme ve müşteri iletişimi gibi alanlarda verimlilik sağladı.
Otonom yapay zeka ajanları
2025’te otonom yapay zeka ajanları, işletmelerde dijital iş gücünün bir sonraki evresi olarak görülmeye başlandı. Bu yapay zeka ajanları, bağımsız karar alarak uçtan uca görevleri yerine getirebiliyor. Şirketlerin yüzde 38’i bu ajanları pilot uygulamalarda denese de sadece yüzde 11’i tam üretime alabildi. Uzmanlar, süreçlerin sadece otomasyona değil, baştan yapay zeka uyumlu şekilde tasarlanmasının kritik olduğuna dikkat çekiyor. Salesforce’un satış aramaları yapan yapay zeka asistanları ve hukuk firmalarının belge hazırlayan yapay zeka ajanları bu trendin öncü örnekleri oldu.
Hiperotomasyon
Şirketler yapay zekayı özellikle arka plandaki operasyonlarda verimlilik için kullandı. Yapay zeka ile robotik süreç otomasyonunun birleşimi olan hiperotomasyon tekrarlı işlerin hızla ve hatasız tamamlanmasını sağladı. Birleşme sürecindeki 1600 avukatın özgeçmiş güncelleme işi yapay zeka ajanına devredilerek 200 bin dolartasarruf edildi. Sağlık sektöründe doktorların hasta görüşmelerini yapay zeka ile metne dökmesi, mesai yükünü azalttı. Bu somut faydalar, yapay zekanın gerçek iş süreçlerinde ne kadar etkin kullanılabileceğini gösterdi.
2025, yapay zekanın fiziksel iş akışlarını dönüştürdüğü yıl oldu. Amazon, deposundaki robot sayısını 1 milyona çıkararak yapay zeka yönetimli büyük bir robot filosu kurdu. BMW, otonom taşıma sistemleriyle montaj hattında insan müdahalesini azalttı. Yapay zeka destekli robotik sistemler, kalite kontrol, paketleme ve envanter sayımında yaygınlaştı. Bu teknolojiler, iş gücü açığı ve verimlilik baskısının yüksek olduğu sektörlerde rekabet avantajı sağladı.
Altyapıda hibrit bulut ve uç bilişim
Yoğun yapay zeka kullanımı, şirketlerin teknoloji altyapılarını yeniden şekillendirmesine yol açtı. İşlem maliyetleri düşerken kullanım patladı. Bazı büyük şirketlerin bulut harcamaları aylık milyon dolarları buldu. Bu nedenle bulut + şirket içi + uç bilişim modelleri yaygınlaştı. Finans kuruluşları kritik verileri şirket içi sunucularda tutarken gerçek zamanlı karar gerektiren uygulamalar uç bilişimle desteklendi. Ayrıca yapay zeka hızlandırıcı donanımlara yatırım artarak çoklu bulut stratejileri önem kazandı.
Siber güvenlikte yapay zeka
Yapay zeka, siber güvenlikte hem tehdit hem savunma alanında belirleyici oldu. Kötü niyetli aktörler, deepfake gibi yapay zeka destekli saldırılarla şirketleri hedef aldı. Diğer yandan işletmeler, yapay zeka destekli güvenlik çözümlerine yatırım yaptı. Anomali tespiti, otomatik tehdit yanıtı gibi makine öğrenimi tabanlı teknolojilerle saldırılar önceden engellenmeye çalışıldı. Kurumlar, yapay zeka sistemlerine yönelik data poisoning gibi riskleri önlemek için yeni güvenlik mekanizmaları geliştirdi.
Sürdürülebilir teknoloji ve yeşil dijital dönüşüm
İklim krizi iş dünyasının teknoloji yatırımlarını şekillendirdi. Microsoft, 2030 karbon negatif hedefi için yapay zeka destekli emisyon izleme sistemleri kurdu. Unilever, tedarik zincirinde blockchain ve yapay zeka ile sürdürülebilirlik doğrulaması yaptı. Yapay zeka, enerji yönetimi ve atık optimizasyonunda da etkin kullanıldı. Örneğin bir gıda fabrikasında enerji tüketimi yüzde 18 düşürülerek milyonlarca dolar tasarruf sağlandı. Bu dönüşüm, regülasyon uyumu ve iş fırsatları açısından kritik oldu.
Sorumlu yapay zeka ve yönetişim
2025’te yapay zeka kullanımı etik ve yönetişim konularında ciddi adımlar atıldı. Yapay zeka projeleri için denetim mekanizmaları oluşturuldu. Veri mahremiyeti ve şeffaflık ön planda tutuldu. Şirketler yapay zeka sistemlerinin karar süreçlerini izlemek için özel paneller kurdu. Müşteriler yapay zeka kullanımında şeffaflık bekliyor. Anketlere göre kullanıcıların 3'te 2'si gizli yapay zeka kullanımında markayı terk edebileceğini söylüyor. Sorumlu yapay zeka, risk yönetimi ve itibar için vazgeçilmez hale geldi.
Teknoloji trendlerinde 2026 beklentileri
2025’te temelleri atılan teknoloji trendlerinin, 2026’da daha belirgin ve etkili hale gelmesi bekleniyor. Özellikle yapay zeka, iş dünyasında daha derin bir şekilde konumlanacak. Şirket içi yapay zeka ajanlarının pilot projelerden çıkıp üretim ortamlarında yaygınlaşması; karar alma, planlama ve operasyonel süreçlerde yapay zeka destekli otonom sistemlerin ağırlığını artıracak.
Çalışan tarafında ise bu dönüşüme yönelik direnç sınırlı görünüyor. Farklı yaş gruplarındaki çalışanların büyük bölümü, yapay zekayı bir tehditten ziyade verimlilik aracı olarak değerlendiriyor. Yapılan araştırmalar, çalışanların önemli bir kısmının yapay zeka sayesinde rutin işlerden kurtulup daha stratejik görevlere odaklanabildiğini düşündüğünü; hatta kayda değer bir kesimin AI destekli yöneticilere dahi olumlu yaklaştığını ortaya koyuyor.
Bu tablo, 2026’da insan-makine iş birliğinin daha uyumlu ve doğal bir noktaya evrileceğine işaret ediyor. Ancak bu süreç, şirketlerin değişim yönetimi kapasitesini de test edecek. Eğitim programları, güncellenen rol tanımları ve verimlilik artışının çalışan deneyimine yansıtılması kritik önem taşıyacak.
2026’da dikkat çeken bir diğer başlık kuantum bilişim olacak. Araştırmalar, kuantum bilgisayarların belirli problemlerde klasik sistemleri anlamlı biçimde geride bırakabileceği bir eşiğe yaklaşılacağını gösteriyor. Siber güvenlik tarafında ise yapay zeka destekli saldırı ve savunma yarışı 2026’da da sertleşecek. Kurumlar, sıfır güven mimarilerini güçlendirirken yapay zeka tabanlı tehditlere karşı gerçek zamanlı savunma yeteneklerine odaklanacak.
Şirketler, ESG süreçlerini daha bütüncül hale getirerek sürdürülebilirlik verilerini finansal göstergeler kadar yakından izlemeye başlayacak. Tüm bu teknolojik ilerlemelerin ortasında, etik ve düzenleyici uyum 2026’nın ana gündemlerinden biri olmaya devam edecek.