880 bin bağışçı 108 bin gönüllü ile kol kola girdi, 3.3 milyon çocuğu kucakladı
880 bin bağışçı 108 bin gönüllü ile kol kola girdi, 3.3 milyon çocuğu kucakladı
1994 yılında bir gün dönemin Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Suna Kıraç, yanına grubun üst düzey yöneticilerinden Cengiz Solakoğlu’nu da alarak Koç Holding’in kurucusu, babası Vehbi Koç’un odasına uğradı.
Suna Kıraç, babasına kuruluş hazırlıklarını tamamlamak üzere oldukları Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) projesini anlattı. Vehbi Koç, projeye itiraz etti:
- Türkiye Eğitim Vakfı (TEV) var. Yeni vakıf kurmanın anlamı yok. Çalışmak istiyorsanız gidin orada çalışın.
Kıraç ve Solakoğlu savunmaya geçti:
- Doğrudan burs yöntemiyle desteklenebilen çocuk sayısı 10-15 bini geçmiyor. Biz, daha fazla çocuğa yararlı olabilecek projeler üretmek istiyoruz.
Suna Kıraç, ardından ekledi:
- Vakıf için ilk parasal desteği de sizden bekliyoruz.
Vehbi Koç, şu yanıtı verdi:
- Hele yaptıklarınızı görelim, sonra paraya bakarız…
**
**Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), 23 Ocak 1995’te Suna Kıraç’ın öncülüğünde kuruldu. 25 Şubat 1996’da vefat eden Vehbi Koç, TEGV’in yaptıklarını göremedi.
2025’in son günlerinde Pera Müzesi’nde TEGV Yönetim Kurulu Başkanı Özalp Birol, Genel Müdürü Sait Tosyalı ve İş Geliştirme Müdürü İpek Uralcan’la görüşmeye giderken TEGV’le ilgili eski yazılarımdan birini, 21 Mayıs 2001 tarihli olanı bulup okudum, kurulduğu dönemle ilgili ayrıntıları anımsadım.
Özalp Birol, Sait Tosyalı ve İpek Uralcan’la 6 Şubat 2023 depremini en ağır şekilde yaşayan Hatay, Kahramanmaraş, Malatya ve Adıyaman’da kalıcı eğitim alanı oluşturacak noktalar konusunda görüş alışverişinde bulunduk.
İpek Uralcan, TEGV’in 30’uncu yılında derlenmiş verileri içeren dosyayı bana uzattı. Dosyada TEGV’in misyonu şöyle özetlendi:
- İlköğretim çağındaki çocukların çağdaş, evrensel değerlere ve Cumhuriyet’in temel ilkelerine sahip, donanımlı ve nitelikli bireyler olarak yetiştirilmeleri amacıyla devlet tarafından verilen temel eğitime katkıda bulunmaktır.
Aslında TEGV’in misyonunu en iyi özetleyen cümle, Suna Kıraç’ın kitabının da başlığını oluşturan şu sözü oldu:
- Ömrümden Uzun İdeallerim Var
TEGV’in vizyonunu kamuoyuna anlatmak için şu slogan benimsendi:
- Bir Çocuk Değişir Türkiye Gelişir…
Ana etkinlik alanları anımsatıldı:
- Matematik, Fen, Sanat, Okuma, İngilizce ve Bilişim…
Dosyadan TEGV’in 30 yılda ulaştığı noktayı verilerle okudum:
- 3 milyon 314 bin 072 çocuk eğitimle kucaklandı.
- TEGV’in faaliyetlerinde görev alan gönüllü sayısı 108 bin 782’yi buldu.
- Bağışçı sayısı 880 bin kişiyi aştı.
- 10 binden fazla işbirliği hayata geçti.
- TEGV, 81 ilin 24’üne eğitim alanıyla ulaştı.
- 6 eğitim parkı, 30 öğrenim birimi, 26 Ateşböceği oluşturdu.
TEGV’in 2025’te hazırladığı “Hayalleri Büyüten 30 Yıl” kitabını açtım. İlk sayfasında Suna Kıraç’ın şu sözlerine yer verilmişti:
- Bu vakıf kartopu gibi yurdun her tarafını saracak ve Türkiye’nin eğitim konusundaki en büyük sivil toplum hareketine dönüşecek. Bağışçıları ülkesini seven, ülkenin geleceğini düşünen on binlerce kişiden oluşacak.
TEGV Yönetim Kurulu Başkanı Özalp Birol, kitaptaki sunuş bölümünde Suna Kıraç’ın şu sözlerini alıntıladı:
- Biz sevgiyle yaklaştığımız, bilgiyle donattığımız çocuklarımıza dimdik yürümelerini, hayata karşı daha güçlü durmalarını sağlayacak becerileri ve özgüveni kazandıracağımıza inanıyoruz.
- Çocuklarımız için okulun tamamlayıcısı, sokağın ve riskli ortamların alternatifiyiz.
Özalp Birol, dünyanın hızla gelişen teknolojiyle çok farklı bir yöne evrildiğine işaret etti:
- Geleceğin gelişmiş ve güçlü toplumları, teknolojiyi yalnızca iyi kullanan değil onu üreten ve geliştiren nesillere sahip olan olacak.
- TEGV olarak çocuklarımıza bilişim, okuma, matematik, fen, sanat ve İngilizceden oluşan altı ana dalda yenilikçi, aktif öğrenmeyi teşvik eden ve çocuk odaklı programlar sunuyoruz.
30 yılda 880 bini aşkın bağışçı, 108 bin 782 gönüllü ile 24 şehirde 3 milyon 314 bin çocuk için okulun tamamlayıcısı olmak, TEGV’in hedeflerine ulaştığını, daha da fazlasını yapabileceğini ortaya koyuyor…
1999 depreminde TEGV’i tanıdı, 6 Şubat’ta gönüllü olup Malatya’ya uzandı
TEGV Yönetim Kurulu Başkanı Özalp Birol ve Genel Müdürü Sait Tosyalı ile sohbet sırasında İş Geliştirme Müdürü İpek Uralcan, verdiği bilgi dosyasından bir bölümü özellikle gösterdi:
- TEGV Deprem Bölgesi Faaliyetleri
Bu bölümde şu noktanın altı çizildi:
- TEGV, afet sonrası yardım ve destek operasyonlarında aktif rol alma konusunda oldukça deneyimli bir sivil toplum kuruluşudur.
1999 Marmara depremi anımsatıldı:
- TEGV, o günlerde deprem bölgesinde “Umut 2000 Projesi” kapsamında 2 yeni mekan modelini hayata geçirdi. “Umut 2000”ler bugün “Ateşböceği” diye adlandırılan mobil eğitim araçlarının çıkış noktası oldu.
“TEGV Ateşböceği” filosunun daha sonraki depremlerde ulaştığı kentler sıralandı:
- 2003 Bingöl
- 2011 Van
- 2020 Elazığ
- 2020 İzmir
6 Şubat 2023 Kahramanmaraş (Pazarcık ve Elbistan) merkezli 11 ilimizi vuran deprem sırasında TEGV’in hemen harekete geçtiği kaydedildi:
- Bölgede bulunan 6 Ateşböceğimiz ve iki sabit etkinlik noktamız ile depremden etkilenen vatandaşlara barınma, ısınma, temel gıda ve hijyen desteğinde bulunduk.
- Depremi takip eden süreçte 18 Ateşböceğimiz bölgeye yönlendirildi. Hâlâ bölgede faaliyetleri sürüyor.
**İpek Uralcan, “Deprem Bölgesi TEGV Etkinlik Noktası Haritası”**na dikkati çekti:
- Kahramanmaraş: 3 Ateşböceği, 2 konteyner kent öğrenim birimi var.
- Hatay: 4 Ateşböceği, 3 konteyner kent öğrenim birimi var.
- Adıyaman: 4 Ateşböceği, 1 konteyner kent öğrenim birimi var.
- Malatya: 1 Ateşböceği, 2 konteyner kent öğrenim birimi var.
- Gaziantep: 3 Ateşböceği, 1 öğrenim birimi var.
- Diyarbakır: 1 Ateşböceği, 1 öğrenim birimi var.
- Osmaniye: 1 Ateşböceği çalışıyor.
- Şanlıurfa: 1 eğitim parkı var.
- Adana: 1 öğrenim birimi var.
Sait Tosyalı, haritanın altındaki notlar üzerinde durdu:
- Yerel yönetimlerimizin ve sponsorlarımızın destekleriyle Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’da 15 konteyner kent öğrenim birimi kurduk.
Dosyanın “Gönüllülerden Geri Bildirimler” sayfasını açtım, Malatya’da gönüllü görev alan Tülin T.’nin anlattıklarını okudum:
- Burada olmamın bir nedeni de 1999 depreminde aynı duyguları yaşamış olmam. Deprem sonrası TEGV ile tanıştım. TEGV’in hem çocuğu hem de aynı zamanda gönüllüsü oldum.
- Bu süreci yaşayan bir çocuk olarak söyleyebilirim ki benim hatırlarımın çoğunda depremden çok TEGV anıları kalmış. Bu yüzden iyi ki TEGV var.
Sait Tosyalı, deprem bölgesinde kalıcı konutların adım adım devreye girmesiyle birlikte valiliklerin konteyner kentleri boşalttığının altını çizdi:
- Şimdi Hatay, Kahramanmaraş, Malatya ve Adıyaman’da konteyner kentlerin içinde yer alan öğrenim birimlerimizi kalıcı, sabit alanlara taşımamız gerekiyor.
TEGV yönetimi Hatay, Kahramanmaraş, Malatya ve Adıyaman’da yerel yönetimlerden “sabit öğrenim birimi” alanları göstermesini talep ediyor. Bu kentlerdeki iş insanlarından da “sabit öğrenim birimi” için bağışçı olmalarını bekliyor…
TEGV’in beklentisi elbette İstanbul’daki Hataylı, Kahramanmaraşlı, Malatyalı ve Adıyamanlı iş insanlarını da kapsıyor…