Çalışma hayatında yeni normal: Çok kuşaklı iş yerleri... Deneyim ve hız arasındaki denge
Çok kuşaklı işyerleri artık istisna değil, yeni normal. Rekabet avantajı ise yaş farkında değil; deneyimle hızı birlikte çalıştırabilme becerisinde yatıyor. OECD verileri ise bunun, belirli ülkelerle sınırlı kalmadığını belirtilirken, asıl tartışılması gereken konu ise başka...
Küresel işgücü raporları, çalışma hayatında sessiz ama derin bir dönüşüme işaret ediyor. Dijitalleşme, uzaktan çalışma ve yapay zekâ gibi başlıkların ötesinde, işyerlerinde yaş çeşitliliği hızla artıyor. Bir zamanlar istisnai kabul edilen çok kuşaklı çalışma düzeni, artık kalıcı bir yapıya dönüşüyor. Uzmanlara göre bu dönüşüm, doğru şekilde yönetildiğinde şirketler için önemli bir rekabet avantajı yaratıyor. Günümüz ekonomisinde değeri belirleyen unsur ne yalnızca hız ne de yalnızca deneyim. Asıl fark, genç kuşakların çevikliği ve dijital yetkinlikleri ile deneyimli çalışanların bilgi birikimini birlikte kullanabilme becerisinde yatıyor. Konuyu ele alan Prof. Dr. Çisil Sohodol, Dünya gazetesindeki "Çok kuşaklı işyerleri yeni normal mi" başlıklı yazısında şunları söylüyor:
"ÇALIŞMA HAYATINDA FARKLI YAŞ GRUPLARI BİR ARADA"
"Bugün birçok organizasyonda kariyerinin başındaki bir çalışan ile emekliliğe yaklaşmış bir başka çalışan aynı ekipte yer alabiliyor. Uluslararası kuruluşların değerlendirmeleri, çalışma hayatında farklı yaş gruplarının aynı anda daha uzun süre bir arada kalmasının giderek yaygınlaştığını gösteriyor. Aradaki yaş farkı bazı işyerlerinde birkaç on yılı bulabiliyor. Bu tablo çoğu zaman 'kuşak çatışması' başlığı altında ele alınıyor. Oysa mesele, kuşakların bir arada bulunmasından çok, bu birlikteliğin nasıl yönetildiğinde düğümleniyor."
İşyerlerindeki yaş çeşitliliği, tek bir ülkeye ya da sektöre özgü bir olgu olmaktan çıktı. OECD ve Uluslararası Çalışma Örgütü’nün verileri, birçok ekonomide ileri yaş gruplarının işgücüne katılımının arttığını ve buna paralel olarak işyerlerindeki yaş dağılımının genişlediğini ortaya koyuyor. Bu durum, farklı kariyer evrelerindeki çalışanların aynı kurumsal yapı içinde birlikte çalışmasını kaçınılmaz hale getiriyor.
ASIL TARTIŞILMASI GEREKEN KONU
Uzmanlar, asıl tartışılması gereken konunun yaş çeşitliliğinin varlığı değil, bu çeşitliliğin nasıl bir çalışma düzeni içinde anlamlandırıldığına dikkat çekiyor. Yaş çeşitliliği çoğu zaman kuşak etiketleri üzerinden ele alınıyor; gençler hızlı ve teknolojiye yatkın, ileri yaştakiler ise deneyimli ama değişime mesafeli olarak tanımlanıyor. Ancak bu genellemelerin, işyerlerindeki gerçek dinamikleri yansıtmadığı belirtiliyor.
Akademik araştırmalar ve iş dünyası analizleri, yaş grupları arasındaki gerilimlerin büyük ölçüde kuşak farklarından değil, belirsiz rol tanımları ve net olmayan beklentilerden kaynaklandığını gösteriyor. Aynı sorumluluğu üstlenen çalışanların yalnızca yaşları nedeniyle farklı değerlendirilmesi, “kuşak farkı” olarak adlandırılan birçok sorunun temelinde yer alıyor.