“Aptal sarışın” efsanesine entelektüel itiraz
Sarışınlığın “aptal” bir klişe değil, bilinçli bir imaj ve güçlü bir kültürel strateji olduğunu savunan yeni çalışma, Dolly Parton’dan Marilyn Monroe’ya uzanan hat üzerinden sarı saçın arzu, güç ve toplumsal çelişkilerle kurduğu karmaşık ilişkiyi mercek altına alıyor.
Ünlü country yıldızı Dolly Parton’ın yıllar önce yaptığı o meşhur espri — “Aptal sarışın şakalarına alınmıyorum; çünkü aptal olmadığımı biliyorum, ayrıca sarışın da değilim” — bugün yeni bir kültürel okumanın kapısını aralıyor. Sarışınlığın bir doğa hâli değil, bilinçli bir imaj, hatta bir strateji olduğu fikri, akademisyen ve sanat tarihçisi Lynda Nead’in yeni kitabında merkeze alınıyor.
SARIŞINLIK: MASKE Mİ SİLAH MI
Nead’in British Blonde: Women, Desire and the Image in Post-War Britain adlı çalışması, İkinci Dünya Savaşı sonrası Britanya’da sarışınlığın nasıl bir kültürel anlam yüklendiğini inceliyor. Kitap, sarı saçın aptallıkla özdeşleştirilmiş bir klişe olmasının ötesinde; cinsellik, sınıf atlama arzusu, şöhret ve toplumsal korkularla iç içe geçmiş güçlü bir görsel kod olduğunu gösteriyor.
MARILYN HAYALETİ BRİTANYA'DA
Kitapta Diana Dors’tan Barbara Windsor’a, Ruth Ellis’ten Pauline Boty’ye uzanan portreler üzerinden, Marilyn Monroe’nun Britanya üzerindeki hayaletsi etkisi izleniyor. Monroe’nun “yapay” ama son derece bilinçli imajı, Britanyalı kadınlar için hem bir kaçış hayali hem de tehlikeli bir etiket hâline geliyor.

SARI SAÇ, ÇELİŞKİNİN RENGİ
Nead’e göre sarışın kadın figürü aynı anda hem arzu nesnesi hem ahlaki tehdit, hem yıldız hem günah keçisi olarak kodlandı. “Aptal sarışın” miti, kadın zekâsını küçümseyen bir hakaret olduğu kadar, kadınların erkek egemen bakışı tersyüz etmek için kullandığı bir kamuflajdı.
TÜRKİYE'DE SİNEMANIN VE EKRANIN ÜNLÜ SARIŞINLARI
Türkiye’de sinema ve televizyon tarihinde sarışın imgesiyle öne çıkan isimler, farklı dönemlerde yıldızlaşmış figürler olarak kaynaklarda yer alıyor. Yeşilçam’dan pop müziğe, dizilerden televizyon ekranına uzanan bu liste, kamuoyunda “sarışın” kimliğiyle tanınan isimleri bir araya getiriyor.
Yeşilçam döneminde Ajda Pekkan, sarı saçlarıyla modernlik ve Batılılaşma imgesinin en güçlü temsilcilerinden biri olarak sinema ve müzikte öne çıktı. Aynı dönemde Necla Nazır ve Ahu Tuğba, sarışın görünümle özdeşleşen Yeşilçam yıldızları arasında anıldı.

1980’ler ve 1990’larda sinema ve televizyonun kesiştiği dönemde Seray Sever ve Helin Avşar, ekran estetiğinde sarışın kimliğiyle bilinen isimler arasında yer aldı.
