Avrupa'da hipotermi endişesi: İnsan soğuktan nasıl ölür?
Avrupa'daki dondurucu soğuklar hipotermi endişesine yol açtı. Vücut ısısının düşmesi sonucu oluşan ve ölüme sebebiyet veren hipotermi nedir? Bu, nasıl ölümcül sonuçlara yol açabilir?
Avrupa'da son günlerde etkili olan soğuk hava, donarak ölme tehlikesini de beraberinde getirdi. Zira insan vücudu aşırı soğuğa uzun süre maruz kaldığında yaşam fonksiyonlarını yitirmeye başlayabilir. Buna "hipotermi" deniliyor.
İnsanlar için normal vücut sıcaklığı 36,5 ila 37 derece arasında. Bu sıcaklıkta insan vücudu işlevlerini en iyi şekilde yerine getirebiliyor. Metabolizma ve organların işlerliği bu ideal sıcaklığa bağlı olduğundan vücut, söz konusu derecede ısının sabit kalabilmesi için elinden geleni yapıyor. Ancak bunu belli bir noktaya kadar başarabiliyor.
Bu sınır aşıldığında insanlar hayatını kaybedebiliyor. Veriler, tüm dünyada her yıl 5 milyondan fazla insanın aşırı sıcak veya soğuktan hayatını kaybettiğini ortaya koyuyor.
Vücuda entegre termostat
Vücut, doğru sıcaklıkta olup olmadığını reseptörler aracılığıyla ölçüyor. Sıcaklığın ciddi oranda düşmesi durumunda metabolizmayı harekete geçirerek dengeyi korumaya çalışıyor.
Metabolizma, insana yaşam için gerekli olan besin maddelerini sağlıyor. Bunların parçalanması ve hücrelere ulaşmasından sorumlu olduğu gibi vücudu ısıtıyor da. Bunun için gerekli enerjiyi temin ediyor ve vücut ısısını koruyor. Bu işlemlerde kan dolaşımı çok kritik bir rol oynuyor.
Sadece iki derecelik ısı kaybı bile tehlikeli
Soğuk havada sıcaklık kaybını engellemek için kan damarları daralıyor ve kan dolaşımı normal seviyede sağlanamıyor. Kan dolaşımının yavaşlaması ve hücrelere yeterince kan gitmemesi, vücutta ağrı hissedilmesine yol açıyor. Sıcaklık düşüşü önce el ve ayak parmak uçlarında, sonra da burun ve kulaklarda hissediliyor. Ardından sıra yaşam için en gerekli organlar olan kalp, akciğer ve beyne geliyor.

Tüm dünyada her yıl 5 milyondan fazla insanın aşırı sıcak veya soğuktan öldüğü değerlendiriliyor. Özellikle uygun barınma koşullarına sahip olmayan kişiler en kırılgan grupta yer alıyorFotoğraf: Henning Kaiser/dpa/picture alliance
Sıcaklığın düşmesi durumunda bu mühim organlar sınırlı ölçüde fonksiyonlarını yerine getirebiliyor. Vücut sıcaklığının sadece iki derece azalması bile ciddi sorunlara yol açıyor. Vücut kendini korumaya çabalarken kaslar devreye giriyor ve bütün vücut titremeye başlıyor.
Vücudun titrememesi kötüye işaret
Vücut sıcaklığı 32 dereceye kadar düştüğünde titreme sona eriyor ancak bu hiç de iyi bir işaret değil. Çünkü titremenin durması, vücudun artık titreme tepkisine yol açacak enerjisinin bile kalmadığını gösteriyor. Bu durum, beyin ve sinir uçlarının uyarı göndermeyi bıraktığının kollar ile bacaklarda his kaybı başladığının kanıtı.
Bu aşamada ağrılar sona ererken hareket etmek ise imkansız hale geliyor. Konuşmak da mümkün olmuyor. Normal düşünebilme yeteneği ortadan kalkarken kafa karışıklığı beliriyor ve bir nevi bilincini kaybetme durumu yaşanıyor. Tam da bu aşamada vücut acil durum programını hayata geçiriyor ancak bir süre sonra o da işlev yapamaz hale geliyor.
Tepkilerin sona erdiği an
Vücut sıcaklığının 29,5 derecenin altına düşmesi halinde beyin fonksiyonları duruyor. Bilinç kapanıyor ve nabız düşüyor. Kalp dakikada ortalama 60 yerine sadece bir veya iki kez çarpıyor.

Vücudu aşırı soğuktan korumak için uygun giysiler kullanılması önemliFotoğraf: Federico Torres/NurPhoto/picture alliance
Vücuda ihtiyaç duyulan kan pompalanamıyor ve bu sürecin sonunda donarak ölüm kaçınılmaz hale geliyor.
Vücut ısısı düştüğünde ne yapılmalı?
Vücudu aşırı soğuktan korumak için öncelikle uygun giysiler kullanılması gerekiyor. Bere, eldiven, atkı ve kalın çoraplar ihmal edilmemeli deniyor. Eğer uzun süre aşırı soğuğa maruz kalınacağı biliniyorsa, acil durum donanımları edinilmesi tavsiye ediliyor. Soğuğa uygun iç çamaşırı ve giysilerin yanı sıra cep ısıtıcıları ile acil durum battaniyesi buna en basit örneklerden.
Bu arada uzmanlar, hipotermi belirtisi olarak burun, kulaklar, el ve ayak parmaklarındaki hissizlik ve uyuşma görülmesi halinde organları sıcak su torbasıyla ısıtmanın iyi bir fikir olmadığını söylüyor. Çok hızlı ısınma, soğuktan etkilenen damarların zarar görmesine yol açabiliyor. Bu nedenle sıcak su torbası yerine, el ve ayak parmaklarını yavaşça "çözmek" üzere ılık suyla işe başlanması öneriliyor.
Öte yandan, vücudun alkol alarak da ısıtılabileceğine dair yaygın bir inanış olsa da uzmanlara göre bu tam bir yanılgı. Alkol başta hoş bir sıcaklık hissi yaratarak damarları genişletse de, öte yandan aşırı soğukla düşen vücut ısısına karşı da tepki olarak damarların daralması söz konusu olduğundan organların yanlış bir işlev analiziyle karşı karşıya kalacağı kaydediliyor. Bu nedenle deri sıcak hissedilse bile vücut içten içe donmaya başlabiliyor ve insan bunu bile hissedemez hale gelebiliyor uyarısı yapılıyor.