Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın siyasi varisi kim
Bilal Erdoğan’ın son dönemdeki siyasi çıkışları “Erdoğan sonrası hazırlık mı?” sorusunu gündeme getirdi. Taha Akyol, Erdoğan’ın şartlar zorlanırsa yetkiyi en çok güvendiği isim olan Bilal Erdoğan’a devredebileceğini ve bunun işaretlerinin şimdiden görüldüğünü yazdı.
Son günlerde, Bilal Erdoğan’ın siyasi konuşmalarla öne çıkması AKP kulislerinde "varis mi hazırlanıyor?" sorusunu gündeme getirdi.
Karar gazetesi yazarı Taha Akyol konuyu masaya yatırdı. “Seçimlerin DEM’in oylarıyla 5-6 ay öne alınması, böylece Erdoğan’ın aday olması büyük ihtimaldir” diyen Akyol, “Hayat şartları ve anayasa, feragat gerektirirse, devredeceği isim olarak Bilal Erdoğan’dan başka kimseye bu kadar itimat etmez; bu tür liderliğin doğası böyledir” görüşünü dile getiriyor.
Akyol, Bilal Erdoğan’ın ideolojik çıkışlarını ve mitinglere öncülük etmesini de bunun bir hazırlığı olarak düşünüyor. Karar yazarına göre Bilal Erdoğan kitlelere değil, partinin ideolojik gövdesine sesleniyor. İşte Taha Akyol’un o yazısı:
“Tartışma ya da yorumlar erken başladı. Erdoğan’ın siyasi vârisi kim?
Birkaç bakan adıyla damatlardan ve en çok oğlu Bilal Erdoğan’da bahsediliyor.
Erken deyişimin sebebi bu: Erdoğan tipindeki liderler hiçbir zaman feragatle siyasetten çekilmezler, ellerindeki hiçbir yetkiden feragat etmezler. Erdoğan’ın Beyoğlu ilçesinde başlayan siyasi hayatı, bunun en açık örneğidir: Daima bir basamak yukarıya ve daima daha çok yetkiye yürüdü.
Bu yürüyüşü kendi iradesiyle bırakması, müthiş bir sürpriz olur. Hemen tahmini söyleyim: Seçimler Meclis’te DEM’in oylarıyla 5-6 ay öne alınması, böylece Erdoğan’ın üçüncü defa, aslında dördüncü defa aday olması büyük ihtimaldir.
Seçimleri kazanabilir mi, o ayrı konu.
'ERDEMLİLER HAREKETİ'
Erdoğan’ın bu mizacını ilk fark edenlerden biri sanırım merhum Necmettin Erbakan’dı. Erbakan da aynı mizaçta olduğu için müstakbel rakibini ‘hiss-i kabl el vuku’ ile erken sezmişti.
Hapisten çıktığı günlerdi. Nazlı Illıcak, evinde yemekler düzenleyerek Erdoğan’ı medya mensuplarıyla tanıştırırdı. Ben daha önce tanışırdım. O yemeklerden birinde, gayet mütevazi ve nazik davranışla
Erdoğan sormuştu:
"Abdülhamid Cevdet Paşa’dan şüphelenmiş doğru mu?"
Doğru olduğunu, Abdülhamid’in Mecelle Cemiyeti’ni dağıttığını Mecelle’nin bu yüzden eksik kaldığını anlatmıştım.
Erdoğan, "Erbakan da benden şüpheleniyor" demişti.
Oysa Erdoğan, liderinin adını oğluna vermişti; Necmettin Bilal…
“Erdemliler Hareketi” de Erbakan’ın otoriter liderliğine karşı Erdoğan, Abdullah Gül ve Bülent Arınç üçlüsü tarafından başlatılmıştı. Sloganları “tek adam liderliğine hayır”dı.
AKP’nin kuruluş bildirisine, program ve tüzüğüne baksanız Avrupa’daki liberal bir parti sanırsınız. Lider sultasının reddi, adayların ön seçimle belirlenmesi, kuvvetler ayrılığı, bağımsız merkez Bankası, fikir ifade hürriyeti…
‘TAYYİB’İN PARTİSİ’
Erdoğan’da liderlik karizması vardır. Öne geçti, bu fikirlerle yola çıktığı arkadaşlarının hemen tamamını zaman içinde dışladı. Hatta 2007’de Meclis tarafından Cumhurbaşkanı seçilen Abdullah Gül’ün, 2014 seçimlerinde aday olmasını engelleyecek bir kanun bile çıkardı. (10 Ocak 2012, Kanun no: 6271) AYM iptal etti, Gül aday olmadı, siyasetten çekildi.