Enflasyon
Enflasyon
✓ Enflasyonun nedeni nedir, sorumlusu kimdir?
✓ Enflasyon nasıl önlenir, ne kadar zamanda önlenir?
✓ Türkiye'de enflasyon ölçümü doğru yapılmakta mıdır?
Bu soruları bugünlük bir kenara koyalım ve vatandaşın yaşadığı trajikomik enflasyon örneklerine bakalım...
Geçenlerde sosyal medyada bir mesaj paylaştım. Bir yakınım 2018 yılında 130 bin liraya sıfır SUV bir otomobil almıştı. Lastikleri epeyce eskimiş ve kış iyice bastırmadan dört adet dört mevsim lastik almaya karar vermiş. Lastikler biraz kaliteli ve dört mevsim olunca dördüne 39 bin lira ödemiş. Biraz şaşkınlıkla “Yedi yıl önce 130 bine aldığım otomobilin dört lastiğine şimdi 39 bin lira ödedim” diye beni aradı. Paylaşmak istemişti bu fiyat anormalliğini belli ki. Ben de bu konuyu sosyal medyada bir mesaj olarak dile getirdim:
“Basit bir enflasyon tarifi; 2018 yılında 130 bin liraya alınan sıfır SUV bir otomobilin dört adet dört mevsim lastiğine bugün 39 bin lira ödenmesine enflasyon denir.”
Takipçilerimden çok sayıda benzer örnek içeren mesaj aldım. “Enflasyonun nedeni nedir, en büyük sorumlu kamu mudur, özel sektör müdür, yoksa iki kesim birden mi sorumludur, vatandaşa düşen sorumluluk da var mıdır, ne yapılarak enflasyon önlenebilir ya da ne kadar zamanda önlenebilir, bu görev kimindir, Türkiye’de enflasyon ölçümü doğru yapılmakta mıdır” gibi soruları bir kenara bırakıp vatandaşın yaşadığı somut enflasyon örneklerini sizlerle paylaşmak istiyorum.
■ 2018’de 100 bine sattığım araba 1 milyon olmuş, enflasyon budur.
■ Ben de aynı tarihlerde (2018) 19 bin liraya aldığım ikinci el arabamın tamiri için geçen sene 20 bin lira ödedim.
■ 2019’da 163 bin liraya aldığım SUV’un 90 bin bakımına 30 bin lira verdim.
■ Şaka gibi arkadaş! ABD’de yaşıyorum, daha dün dört lastik değişimi yaptırdım, 320 dolar ödedim hepi topu. Türkiye’deki durum bambaşka, şu fiyatlara bak!
■ Enflasyon, 20 bin liraya aldığın arabaya 20 bin liralık kasko yaptırmaktır.
■ 2020 kasımında aldığım aracımın deposunu o zaman 360 liralık mazotla doldururken bugün aynı miktar mazota 3 bin 200 lira vermemdir değil mi enflasyon!
Yalnızca otomobil değil ki…
Verilen örnekler tabii ki yalnızca otomobille ilgili değil.
Ama şu mesajı çok beğendim doğrusu, tüm mesajların özeti gibiydi:
“Ben daha da basit anlatayım. Bugün ne aldın, yarın yanına kâr.”
Doğru söze ne denir ki? Vatandaşın enflasyonun düşeceğine inanmaması daha güzel nasıl özetlenebilir ki?
Devam edelim diğer örneklerle…
■ 1.750 liraya almış olduğum elektrik süpürgesinin basit bir tamir işine 2.100 lira vermek gibi değil mi? Yenisi galiba 10 bin lira civarındaymış.
■ 2018’de 30 liraya pazar arabasını meyve/sebze ağzına kadar doldururdum, bugün bir kilo mandalina olmuş 30 lira.
■ 2018 yılında 240 bin liraya aldığımız dairenin balkon camı için geçen aralıkta 120 bin lira istenmesine enflasyon denir.
■ 2019 yılında 900 bin liraya 3+1 ev alırken şimdi 1 milyon liraya araba alamamanın adıdır enflasyon.
■ 2016 yılında 250 liraya aldığım benzinli testereye geçen hafta 1.200 lira tamir-bakım ücreti ödedim. Yaptırmadan önce “Değer mi usta” dedim. Usta, “Yenisi 6-7 bin lira, bence değer ama sen bilirsin” diye karşılık verdi.
■ Enflasyon, pandemi döneminde bile 39 liraya aldığımız beş litre sıvı yağın 2025’te 480 liraya çıkmasıdır.
■ El yükselteyim; 2018 yılında 480 bin liraya zor satılan villa bugün 13 milyon lira ve kelepirse enflasyon var demektir.
■ 2018’de cebinden 200 lira düşürsen üzülürdün, bugün 200 lira düşürsen iki dakika sonra unutursun.
■ 2010 yılının şubat ayında emekli olduğumda 930 lira aylık bağlandı. Şimdi o parayla bir kilo kıyma alamıyorum.