Gazze'de çocuklar çadır dersliklerde
Okulların büyük kısmının yıkıldığı Gazze Şehri'nde, derme çatma dersliklerde çocukların sesi bir kez daha duyuluyor.
Gazze'deki çocuklar, yıllar sonra okula geri dönüyor

Fotoğraf altı yazısı, UNICEF, Gazze'deki okulların yüzde 97'den fazlasının hasarlı ya da yıkılmış olduğunu söylüyor.
-
- Yazan, Shaimaa Khalil
- Unvan, BBC News, Kudüs
-
8 Ocak 2026
-
Okuma süresi: 4 dk
Okulların büyük kısmının yıkıldığı Gazze Şehri'nde, derme çatma dersliklerde çocukların sesi bir kez daha duyuluyor.
Şu anda sınıf olarak kullanılan çadırlar gürültülü ve dağınık, ama canlı.
Bazı öğretmenler İngilizce harflerle kaplı panoları işaret ediyor. Diğerleri ise öğrencileri tahtaya çağırıp temel Arapça kelimeleri yazmaya davet ediyor.
Normal bir okul gününün yakınından bile geçmeyen bu manzara, Ekim ayındaki İsrail-Hamas ateşkesinden sonra önemli bir başlangıç.
İki yıl süren savaşın ardından, bir zamanlar Lulva okulu olan yerin yıkıntıları arasında derslerin uğultusu ve sınıf arkadaşlarının sohbetleri yankılanıyor.
Abdel Wahab al-Qatami Okulu, Gazze Şehri'nin güneybatı kesimindeki Tel el-Hava mahallesinde yer alıyor.
Ocak 2024'te vuruldu ve sonraki aylar boyunca arazisi yerinden edilmiş aileler için bir sığınak olarak hizmet verdi.
Bugün, daha basit bir biçimde de olsa, yine bir eğitim yeri.
Küçük kollarını birbirlerinin omuzlarına dayayarak düz bir çizgi halinde yürüyen öğrenciler, derme çatma sınıflara doğru ilerlerken gülümsüyorlar.
Pek çok kişi için bu, savaşın başlamasından bu yana rutine ve eğitime ilk dönüş.
UNICEF'e göre Gazze'deki okulların %97'sinden fazlası savaş sırasında hasar görmüş ya da yıkılmış.
İsrail ordusu, Hamas'ın operasyonlar için okullar da dahil olmak üzere sivil altyapıyı kullandığını defalarca iddia etti ancak bunun için kanıt sunmadı.
Gazze Şeridi'nde okul çağındaki 658.000 çocuğun çoğu yaklaşık iki yıldır örgün eğitim görmüyor.

Fotoğraf altı yazısı, Bu okuldaki çocukların çoğu, savaşın başından beri ilk kez derse giriyor.
Bu süre zarfında pek çok kişi açlık, yerinden edilme ve ölümün genç hayatlarını nasıl şekillendirebileceğini ilk elden öğrendi.
Şimdi bir zamanlar yaşadıkları çocukluklarını, kırılgan bir bakışla hatırlıyorlar.
On dört yaşındaki Naim al-Asmaar, yıkılmadan önce bu okula gidiyordu.
Annesi savaş sırasında bir İsrail hava saldırısında öldürüldü.
"Hayatımda yaşadığım en zor şeydi" diyor sessizce.
Aylarca yerinden edilmiş olmasına rağmen Naim'in Gazze Şehri'ndeki evi ayakta kaldı.
Ateşkesten sonra ailesiyle birlikte geri döndü.
"Okulda olmayı çok özledim" diyen Naim aradaki farkın çok açık olduğunu da sözlerine ekledi.
"Savaştan önce dersler gerçek sınıflardaydı. Şimdi çadırlarda. Sadece dört ders görüyoruz. Yeterli alan yok. Eğitim aynı değil. Ama burada olmak önemli. Okul tüm zamanımı dolduruyor ve buna gerçekten ihtiyacım var."
Bir zamanlar burada da okumuş olan dokuzuncu sınıf öğrencisi Rital Alaa Harb diş hekimi olmak istiyor.
"Yerinden edilme eğitimimi tamamen etkiledi" diyor.
"Çalışmak için zaman yoktu. Okul yoktu. Arkadaşlarımı çok özledim ve eski okulumu özledim."
Derme çatma okul UNICEF tarafından yönetiliyor ve orijinal Lulva okulundaki çocuklar ile savaş nedeniyle yerlerinden edilen diğer çocukları bir araya getiriyor.
Filistin müfredatının tamamını işleyemiyorlar. Sadece temel bilgileri öğretiyorlar: Arapça, İngilizce, matematik ve fen bilimleri.
Okul müdürü Dr. Muhammed Said Schheiber 24 yıldır eğitim alanında çalışıyor.
Kasım ayı ortasında buranın yönetimini devraldı.
"Öğrencilerin kaybettiklerini telafi etmek için kararlılıkla işe başladık" diyor.

Fotoğraf altı yazısı, Dr. Muhammed Said Schheiber birçok çocuğun travmaya sahip olduğunu anlatıyor.
Okul şu anda 1100 kız ve erkek çocuğa hizmet veriyor ve günde üç devre halinde çalışıyor. Sadece 24 öğretmen var.
"Savaştan önce," diyor Dr. Schheiber, "öğrencilerimiz tam donanımlı okullarda eğitim görüyorlardı. Fen laboratuarları, bilgisayar laboratuarları, internet erişimi, eğitim kaynakları. Bunların hepsi yok oldu."
Burada elektrik yok. İnternet yok. Ve birçok çocuk travma ile mücadele ediyor.
Okuldaki 100'den fazla öğrenci ebeveynlerinden birini ya da her ikisini kaybetmiş, evleri yıkılmış ya da savaş sırasında cinayetlere tanık olmuş.
Dr. Schheiber, toplamda her öğrencinin doğrudan ya da dolaylı olarak etkilendiğini söylüyor.
Bir danışman şimdi psikolojik destek seansları düzenleyerek çocukların yaşadıklarıyla ilgili yardımcı olmaya çalışıyor.
Tüm çabalara rağmen, okul kapasitenin çok üzerinde öğrenciye sahip.
Dr. Schheiber, "Burada şimdiden binden fazla öğrencimiz var" diyor.
"Ancak devre başına sadece altı sınıf düşüyor. Okulun yanında büyük bir göçmen kampı var. Kuzey ve doğu Gazze'den gelen aileler burada. Çok sayıda çocuk kaydolmak istiyor. Onları kabul edemiyoruz."

Fotoğraf altı yazısı, Gazze'de çocuklar yıllarca eğitimden uzak kaldı.
Ebeveynler için okula dönüş, beraberinde endişe de getirebiliyor.
Güney Rimal'de yerinden edilmiş beş çocuk annesi Huda Bassam al-Dasouki, eğitimin çok büyük bir zorluk haline geldiğini söylüyor.
"Sorun eğitimin var olmaması değil. Bu son derece zor bir iş" diyor.
Savaştan önce bile okulların kıtlıkla mücadele ettiğini söylüyor.
Artık temel malzemeler satın alınamıyor ya da bulunamıyor.
Bazı çocukların Covid pandemisi sırasında kaybedilen zaman da dahil olmak üzere dört yıl geride kaldığını söylüyor.
"Oğlum okuyamıyor. Yazamıyor. Tahta bakıp kağıda geçirmesini bile bilmiyor" diyor.

Fotoğraf altı yazısı, Jonathan Crickx yardımlara dönük kısıtlamaların okulları da etkilediğini kaydediyor.
UNICEF, Gazze'ye giren yardım malzemelerine getirilen kısıtlamalar nedeniyle durumun daha da kötüleştiğini söylüyor.
UNICEF Sözcüsü Jonathan Crickx, okul çadırlarından birinin dışında durarak neyin eksik olduğuna işaret ediyor.
"Kâğıt, defter, kalem, silgi, cetvel... Uzun zamandır bu malzemelerin Gazze Şeridi'ne girebilmesini istiyoruz ama izin verilmedi. Aynı şey çocuklarla ruh sağlığı aktiviteleri ve eğlence aktiviteleri yapmak için kullanılabilecek oyuncaklar için de geçerli."
İsrailli bir güvenlik yetkilisi bizi başbakanlık ofisine yönlendirdi ancak başbakanlık ofisi BBC'nin sorularına yanıt vermedi.
İsrail, Hamas ile varılan ateşkes anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve artan yardım sevkiyatını kolaylaştırdığını iddia ediyor.
BM ve çok sayıda yardım kuruluşu buna itiraz ederek İsrail'i temel malzemelere erişimi kısıtlamaya devam etmekle suçluyor.
Ateşkese rağmen İsrail, Hamas'ın anlaşmayı ihlal ettiğini söylediği Gazze'ye yönelik bombardımanını neredeyse her gün düzenlediği saldırılarla sürdürüyor.
Yine de çocuklar dersliklere gelmeye devam ediyor.
Okulda öğretmenlik yapan Kholoud Habib için bu kararlılık çok anlamlı.
"Eğitim bizim temelimiz" diyor.
"Filistinliler olarak burası bizim başkentimiz. Evlerimizi kaybediyoruz. Para kaybediyoruz. Her şeyimizi kaybediyoruz. Ama bilgi, çocuklarımıza hala verebileceğimiz tek yatırım."