Kabataş'ta apartmanın çatısındaki deniz feneri, müteahhidin işine ve eşine olan aşkını yaşatıyor
İstanbul'da 2008 yılında vefat eden deniz feneri müteahhidi Orhan Kızıldemir'in 1984'te Kabataş'ta oturduğu apartmanın bacası üzerine inşa ettiği sembolik deniz feneri, işine ve eşine olan tutkusunu yaşatıyor.
Deniz feneri müteahhidi Kızıldemir, 1945 yılında Antalya'da Finike Feneri'nin inşasıyla başladığı meslek hayatı boyunca ülke genelinde onlarca deniz fenerinin yapımını, tamir ve bakımını üstlendi.
Kızıldemir, 1981 yılında emekli olduktan sonra da bu alanda çalışmalarını ve araştırmalarını sürdürdü.
📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Tecrübesini gelecek nesillere aktarmak için arşiv oluşturan ve üç kitap yazan Kızıldemir, denize, işine ve ikinci eşine olan tutkusunu, oturduğu evin bacası üzerine yaptığı sembolik deniz feneriyle taçlandırdı.

İstanbul'un Kabataş semtindeki apartmanın çatısına 1984 senesinde inşa edilen deniz feneri, İstanbul Boğazı'nı ve karşı kıyıda Küplüce'de bulunan Kızıldemir'in eşinin mezarını görecek konumda bulunuyor.
Deniz tutkusu çocukluğunda başladı
Orhan Kızıldemir'in hayat hikayesini AA muhabirine anlatan 73 yaşındaki kızı Nilüfer Beygo, babasının 1914 yılında Gedikpaşa'da çarkçıbaşının oğlu olarak dünyaya geldiğini, çocukluğunun Kabataş'ta geçtiğini ve deniz tutkusunun küçük yaşlarda baba mesleğinden kaynaklandığını söyledi.

Beygo, babasının Gaziosmanpaşa Ortaokulu ve İtalyan Lisesi'ndeki eğitiminin ardından denizcilik mesleğine yöneldiğini ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü'nde üniversite hayatını tamamladığını aktardı.
İkinci Dünya Savaşı başladığında teğmen olarak askere alınan Orhan Kızıldemir'in bu yıllarda deniz fenerlerinin inşasına ilgi duyduğunu belirten Beygo, terhis olduktan sonra babasının iki arkadaşıyla birlikte maaşından biriktirdiği para ve çevresinden aldığı borçlarla şirket kurduğunu anlattı.
Türkiye'deki deniz fenerlerinin 1945 yılına kadar Fransızlar tarafından yapıldığına dikkati çeken Beygo, babasının "Neden biz yapmayalım?" diyerek kurduğu şirketle girdiği deniz feneri inşaatı ihalesini kazandığını vurguladı.

Söz konusu şirketin Finike Feneri'ni iki ayda tamamladığını dile getiren Beygo, 36 yıllık meslek hayatı boyunca babasının 25 deniz feneri inşa ettiğini, 140'ın üzerinde deniz fenerinin de tamir ve bakımını yaptığını kaydetti.


