Küresel ekonomi 2026’ya hangi risklerle giriyor?
Küresel ekonomi yeni yıla; yapay zeka yatırımlarına dair balon endişeleri, rekor seviyelere çıkan borçlar ve süren jeopolitik risklerin gölgesinde girdi. 2025’te bazı riskler hafiflerken, bir kısmının 2026’da da belirleyici olması bekleniyor.
Küresel ekonomi yeni yıla; yapay zeka yatırımlarına dair balon endişeleri, rekor seviyelere çıkan borçlar ve süren jeopolitik risklerin gölgesinde girdi. 2025’te bazı riskler hafiflerken, bir kısmının 2026’da da belirleyici olması bekleniyor.
Piyasa beklentileri, birçok ülkede enflasyonun 2026’da düşüş eğilimini sürdürmesi ve bunun politika faizlerine yansıması yönünde. Talebin güçlü kaldığı bazı ekonomilerde enflasyon riski sürse de bu riskin 2025 kadar baskın olmayacağı öngörülüyor.
Yapay zeka balonu endişesi
Yapay zekanın üretkenliği artırarak uzun vadede enflasyonu düşürebileceği düşünülüyor. Ancak kısa vadede altyapı yatırımlarının diğer ekonomik faaliyetleri dışlayabileceği ve yatırımların “paraya dönüşme” sürecinin belirsiz olduğu vurgulanıyor. ABD’de yapay zeka yatırımlarında olası sert bir düşüşün, büyüme ve istihdam üzerinde ciddi baskı yaratabileceği belirtiliyor.
Enerji ve altyapı baskısı
Veri merkezlerinin 2030’a kadar ABD elektrik talebinin yüzde 10’unu oluşturması bekleniyor. Bu durum, şebekeler üzerinde baskı yaratırken elektrik fiyatları ve arz güvenliği riskini artırıyor. Artan yatırım ihtiyacı, göçmenlik kurallarının sıkılaştığı ABD ve Avrupa’da yeni arz sorunlarını da gündeme getiriyor.
Borçlar rekor seviyede
Uluslararası Finans Enstitüsüne göre küresel toplam borç 2025’in üçüncü çeyreğinde yaklaşık 346 trilyon dolara çıktı. Borcun küresel GSYH’ye oranı yüzde 310’a ulaştı. Kamu borçlanmasının etkisiyle hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde borçlar yeni rekorlar kırdı.
ABD-Çin ilişkileri kırılgan
ABD ile Çin arasında sağlanan 12 aylık ticari ateşkes sürse de, nadir toprak elementleri ve tarife dışı engeller konusundaki belirsizlik devam ediyor. Olası yeni gerilimlerin yarı iletken, otomotiv ve savunma sektörlerinde arz sıkıntısı ve fiyat artışlarına yol açabileceği belirtiliyor.
Petrol fiyatlarında jeopolitik risk
Rusya’ya yönelik yaptırımlar, Ukrayna’daki gelişmeler ve Orta Doğu’daki kırılgan dengeler petrol fiyatları için yukarı yönlü risk oluşturuyor. Petrol fiyatlarında sert artışların küresel büyümeyi zayıflatabileceği ve merkez bankalarını daha sıkı politikalara zorlayabileceği ifade ediliyor.
ABD’de istihdam ve Avrupa’da bütçe baskısı
ABD’de istihdam artışının yavaşlaması, tüketim ve büyüme açısından en önemli aşağı yönlü risk olarak görülüyor. Avrupa’da ise yüksek borçlar ve artan bütçe açıkları, kemer sıkma politikalarını ve büyümede yavaşlamayı gündeme getiriyor.
Çin emlak krizinin derinleşmesi
Çin’de konut fiyatlarındaki düşüş hızlanırken, emlak sektöründeki sorunlar büyümeyi baskılamaya devam ediyor. Konut sektöründeki zayıflığın, hane halkı serveti, bankacılık sistemi ve iç talep üzerinde kalıcı olumsuz etkiler yaratabileceği belirtiliyor.
Rusya-Ukrayna barışı belirleyici olabilir
Savaşta kalıcı bir barış sağlanması durumunda, yeniden inşa sürecinin özellikle Doğu Avrupa’da ekonomik canlanma yaratabileceği ifade ediliyor. Yaptırımların gevşemesi ve enerji fiyatlarının düşmesi, küresel büyümeyi destekleyici bir unsur olarak görülüyor.