Kriptoda yatırımcıların 2026'da göz ardı edemeyeceği beş trend
Düzenleyici baskının gevşemesi ve kurumsal benimsemenin hızlanmasıyla kripto paralar, 2026’ya girerken marjinal bir varlıktan küresel finansın ana aktörlerinden birine dönüşüyor.
Düzenleyici baskının gevşemesi ve kurumsal benimsemenin hızlanmasıyla kripto paralar, 2026’ya girerken marjinal bir varlıktan küresel finansın ana aktörlerinden birine dönüşüyor.
Kripto paralar 2025’te yalnızca güçlü bir performans sergilemekle kalmadı; birkaç yıl öncesine kadar hayal bile edilemeyecek bir konuma ulaştı. Bankaların kriptoyu bir yükümlülük olarak gördüğü, dönemin ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) Başkanı Gary Gensler’in sert yaptırım politikaları izlediği günler geride kaldı.
Sektör, uzun süredir talep ettiği düzenleyici ve kurumsal kazanımların büyük bölümünü elde etti. Yaptırım yoluyla düzenleme anlayışı sona erdi; stablecoin’lere odaklanan ilk kapsamlı federal yasa olan GENIUS Yasası yürürlüğe girdi. ABD hükümeti, Stratejik Bitcoin Rezervi ile kripto varlıkları elinde tutmayı taahhüt etti. SEC ve Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu’nda (CFTC) ise açık biçimde kripto para yanlısı bir yönetim anlayışı benimsendi.
Kurumsal algı kökten değişti
Bu dönüşümün en çarpıcı göstergelerinden biri JPMorgan CEO’su Jamie Dimon’un tutum değişikliği oldu. Yıllarca bitcoin’i “dolandırıcılık” ve “değersiz” olarak nitelendiren Dimon, artık bitcoin sahibi olmayı “sigara içme hakkına” benzetiyor. Hatta 4,5 trilyon dolarlık varlık yöneten JPMorgan’ın, yakın dönemde kurumsal müşterilerine kripto alım satım hizmeti sunması bekleniyor.
Kripto paralar aynı zamanda şimdiye kadarki en sempatik ABD başkanını da buldu. Bu siyasi iklimin etkisiyle, temmuz ayında toplam kripto para piyasa değeri ilk kez 4 trilyon doları aştı. Bitcoin, ekim ayında 126 bin 80 dolarla rekor kırarken; yıl sonuna doğru makroekonomik baskılar, kaldıraçlı pozisyonların çözülmesi ve kâr realizasyonlarıyla geri çekildi.
Kripto piyasası 2026’ya ilerlerken öne çıkan beş temel trend dikkat çekiyor.
1. Daha fazla kurumsallaşma
SEC’in Ocak 2024’te spot bitcoin ETF’lerine onay vermesiyle başlayan süreç, kurumsallaşmanın yalnızca ilk adımı oldu. Bugün küresel çapta 100’ü aşkın kripto ETF ve ETP’nin toplam varlıklarının 200 milyar doları aştığı tahmin ediliyor.
21Shares’in kurucu ortağı Ophelia Snyder’a göre, önümüzdeki dönemde bitcoin ETF’lerinin model portföylere ve 401K emeklilik planlarına dahil edilmesiyle kurumsal benimseme hızlanacak. Snyder, “Asıl büyük sermaye henüz tam anlamıyla devreye girmedi” diyerek potansiyelin altını çiziyor.
Bu dönüşüm, bitcoin fiyatlarının davranışını da değiştiriyor. Snyder, kriptoya aşina dar bir yatırımcı grubunun yerini, küresel makro duyarlılıkla hareket eden daha geniş ve çeşitlenmiş bir yatırımcı kitlesinin aldığını vurguluyor.
Coinbase Ventures Başkanı Hoolie Tejwani ise 2026’nın “abartıdan çok olgunlaşma yılı” olacağını söylüyor.
2. Tokenizasyon hız kazanıyor
Hisse senetleri, tahviller ve gayrimenkuller gibi varlıkların blok zinciri üzerindeki dijital temsilleri olan tokenleştirilmiş varlıklar, bugün küresel piyasanın yalnızca yaklaşık yüzde 0,01’ini oluşturuyor. Ancak ivme giderek artıyor.
SEC’in, yıllık 3,5 katrilyon doları aşan menkul kıymet işlemlerini yöneten DTCC’ye tokenizasyon hizmetleri sunma izni vermesi, geleneksel finansın kripto altyapısına taşındığının önemli bir işareti olarak görülüyor.
Galaxy Digital araştırma başkanı Alex Thorn’a göre, 2026’nın ikinci yarısında tokenleştirilmiş menkul kıymetlerin kullanımını genişletecek düzenleyici adımlar atılması bekleniyor. Galaxy’den Thad Pinakiewicz ise büyük bankaların tokenleştirilmiş hisseleri geleneksel menkul kıymetlerle eşdeğer kabul etmeye başlamasının olası olduğunu ifade ediyor.
3. Stabil kripto para altyapısı güçleniyor
GENIUS Yasası’nın etkisiyle stabil kripto para piyasası 2025’te 206 milyar dolardan 300 milyar doların üzerine çıktı. Stripe, Fiserv ve Klarna gibi fintech devleri de bu alana dahil oldu. Bugün dolar bazlı stabil kripto para ihraç eden bir düzineden fazla kuruluş bulunuyor.
VanEck Ventures’tan Juan Lopez’e göre, bir sonraki büyük sınav farklı platformlar ve blok zincirleri arasında ödemelerin sorunsuz biçimde yönlendirilmesi. Lopez, karşı taraf riskinin ortadan kaldırılmasının kritik önemde olduğunu vurguluyor.
Bu süreç, Visa, ACH ve SWIFT benzeri standart işletim kurallarının stabil kripto para ekosisteminde de oluşturulmasını gerektiriyor.
4. Her şey için pazarlar
Kripto piyasalarının en büyük avantajlarından biri, coğrafi ve zamansal sınırlara bağlı olmadan 7/24 işlem yapılabilmesi. 2026’da bu özelliğin yalnızca token’larla sınırlı kalmayacağı öngörülüyor.
Tejwani’ye göre, alım satımı mümkün olan her şey zincir üzerinde bir piyasaya dönüşebilir. Sürekli vadeli işlemler, tahmin piyasaları ve tokenleştirilmiş gerçek dünya varlıkları bu eğilimin başlıca örnekleri arasında yer alıyor.
2025’te yaklaşık 3 trilyon dolarlık hacme ulaşan sürekli vadeli işlemler, artık petrol, faiz oranları ve hatta Fed kararları gibi kripto dışı alanlara da yayılıyor.
5. Kripto ve yapay zekanın buluşması
Yazılımın daha otonom hale gelmesiyle birlikte, yapay zeka sistemlerinin kendi başına para hareket ettirmesi kaçınılmaz hale geliyor. “Otonom ticaret” kavramı bu noktada öne çıkıyor.
Tejwani, yapay zeka ajanlarının hem akıllı sözleşmeler oluşturabildiğini hem de birbirleriyle işlem yapabildiğini belirterek, büyük bir makineden makineye ekonomi oluşacağını söylüyor. Bu ölçekte ve hızda gerçekleşecek işlemler için blok zinciri altyapısının en mantıklı çözüm olduğu vurgulanıyor.
Galaxy Digital, bu alanda Coinbase’in Base’i, Solana, Stripe ve Circle gibi oyuncuların ödeme odaklı blok zincirleriyle öne çıkabileceğini değerlendiriyor.