Lübnan'da Hizbullah'ı silahsızlandırma süreci devam ederken İsrail'in artan tehditleri endişeye yol açıyor
Lübnanlı siyasi analistler, ABD'nin bölgedeki öncelikleri ve İsrail'in iç siyasi dengeleri nedeniyle Tel Aviv'in topyekun savaş yerine Lübnan'da suikastlar, sınırlı sızmalar ve ekonomik baskı yöntemlerini tercih edeceğini öngörüyor.
İsrail’in son günlerde artan tehditleri ve saldırıları gölgesinde Lübnan, Tel Aviv’in "Hizbullah silahsızlandırılmadığı gerekçesiyle askeri saldırılarını genişletebileceği" endişesiyle yeni bir gerilim sürecine girdi.
📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
İsrail’in günlerdir savaş tehditlerini artırmasıyla Lübnan’da, saldırıların kapsamının genişleyebileceğine dair kaygılar arttı.
Siyasi analistler, İsrail’in tehditlerinin kapsamlı bir savaştan ziyade sınırlı bir askeri tırmanışla kalabileceği yorumunu da yapıyor.
İsrail basınında bir süredir, Lübnan hükümeti ve ordusunun, Hizbullah’ın silahlarını tasfiye etme yönündeki taahhütlerini yerine getirmemesi halinde, İsrail ordusunun Hizbullah’a ait hedeflere yönelik “geniş çaplı bir saldırı planını” tamamladığına dair haberler yer alıyor.
İsrail’de aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, yakın zamanda yaptığı açıklamada, Hizbullah ile hızlı ve kesin bir savaşın kaçınılmaz olduğunu savundu.
Smotrich, Lübnan’a karşı bir savaşın ağır bedeli olacağını ancak, şimdi adım atmanın, hiçbir şey yapılmaması durumunda ileride ödenecek bedelden daha az zarar vereceğini ifade etti.
Diplomatik çabaların sürdüğünü vurgulayan Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ise 25 Aralık’ta yaptığı açıklamada, “savaş hayaletinin Lübnan’dan uzaklaştırıldığını ve sürecin olumlu yönde ilerleyeceğini” söyledi.
Bu çerçevede, AA'ya konuşan siyasi analistler, mevcut aşamada kapsamlı bir savaş ihtimalinin zayıf olduğunu, buna karşın bölgesel ve uluslararası dengeler ile özellikle ABD’nin tutumunun belirleyici olduğu sınırlı bir askeri tırmanışın devam edebileceğini öngörüyor.
İsrail'in "asıl hedefi" İran olabilir
Lübnanlı siyasi analist Meysa Abdulhalik, ülkesindeki resmi tutumun İsrail saldırılarının genişletilmesini şiddetle reddettiğini ve Lübnan’a yönelik yeni bir saldırı ya da ikinci bir savaşın önlenmesi için diplomatik çabaların sürdürülmesinde ısrarcı olduğunu belirtti.
Abdulhalik, yaptığı değerlendirmede, diplomasinin "şu ana kadar savaşın önüne geçmeyi başardığını" ifade etti ancak İsrail’in ve arkasındaki ABD’nin saldırgan niyetlerine karşı "herhangi bir güvence bulunmadığını" dile getirdi.
Uluslararası alanda egemenlik kavramını ve uluslararası hukukun rolünü sorgulayan Abdulhalik, ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırısını ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun evinde gözaltına alınmasını, ayrıca İsrail’in Arap dünyasının itirazlarına rağmen Somaliland'ı bağımsız bir devlet olarak tanımasını örnek gösterdi.