Meyve posalarını katma değere dönüştüren yerli girişimci dış pazarı hedefliyor
Girişimci Sanem Koçak, meyve posaları, çekirdekleri ve fermantasyon kültürlerini atıksız üretim modeliyle tarım, gıda ve kozmetik sektörlerine kazandırmak amacıyla başlattığı girişiminin ardından Avrupa ve Körfez pazarına girmeyi hedefliyor.
Koçak, küçük yaşlarda annesinden gördüğü meyve posalarından sirke üretimini 2019 yılında üniversiteden mezun olduktan sonra yerli girişim modeline dönüştürerek meyve posaları, çekirdekleri, fermantasyon kültürlerini tarım, gıda ve kozmetik sektörlerine kazandıran girişimi hayata geçirdi.
📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulunan Sanem Koçak, bilimsel AR-GE'ye dayalı pazar araştırmalarından sonra 2024'te şirketini kurup ardından KOSGEB'e başvurduğunu ve üretime başladığını söyledi.
Koçak, oluşturdukları özel fermantasyon süreçlerinde yüzde 100 katkısız ve probiyotik tabanlı fermente içecekler ve fonksiyonel gıdalar ürettiklerini belirterek, şunları kaydetti:
"Probiyotik, prebiyotik açısından zengin doğal fermantasyonla oluşmuş meyvelerin aslında belirli bir ortamda standardı korunarak üretilmesi süreci diyebiliriz buna. Bu gıdaların üretimi ardından da ortaya çıkan yan ürünler oluşuyor. Bunlar meyve posaları, çekirdekleri ve fermantasyon kültürleri oluyor ve bunlardan da atıksız üretim modelimizle sektörlere sürdürülebilir çözümler geliştiriyoruz. Bu aşamada meyve posalarımızdan Türkiye'de biyoteknoloji firmalarına ham madde sağlayabiliyor, aynı zamanda fermantasyon kültürümüz sirke anası ya da kombucha üretiminde oluşan scoby (simbiyotik bakteri ve maya kültürü) gibi bunlardan da kozmetik sektörüne temiz içerikli ham madde geliştiriyoruz."
"Projemizi tüm yerli ve milli imkanlarımızı kullanarak ülkemizde geliştirdik"
Sanem Koçak, 2024'te KOSGEB desteğiyle üretim tesislerini açmalarının ardından jüri üyeleriyle görüşmeler ve kontrolün ardından Bilgiyi Ticarileştirme Merkezinden (BTM) destek aldıklarını anlatarak, 2026'da AR-GE süreçleriyle TÜBİTAK'a da başvuracaklarını söyledi.
İç ve dış pazardaki hedeflerine ulaşarak katma değeri yüksek üretimle ekonomiye katkı sağlamak istediklerine işaret eden Koçak, "Satışlarımız başladı. 2024 yılından bu yana AR-GE sürecinden sonra sirke üretimimizde ortaya çıkan fermantasyon kültürümüz olan sirke anasını atık olmaktan çıkararak patent başvurusunu, tescilini tamamladığımız bir gıda formuna dönüştürdük. Yeni anlaşmalarımızın da sözleşme sürecindeyiz." dedi.
Koçak, şöyle devam etti:
"Projemizi tüm yerli ve milli imkanlarımızı kullanarak ülkemizde geliştirdik ve geliştirmeye de devam ediyoruz. 2026 sonuyla birlikte yeni hedeflerimiz var. Sağlıklı yaşam bilincini edinmiş probiyotik, prebiyotik alanına yönelen pazarları hedefliyoruz. Kuzey Amerika bölgesi, Körfez bölgesindeki ülkelerde de bu bilinçli tüketime yönelim gitgide artıyor. Ayrıca şu anki pazar araştırmalarımızda Almanya, Hollanda, İskandinav ülkeleri gibi bölgeler mevcut. Burada artık tüketiciler bir ürünün faydasının yanında aslında üreticinin sürdürmüş olduğu faaliyetleri, şeffaflığı, izlenebilirliği de önemsiyorlar ve biz de aslında ülkemizde yapmış olduğumuz faaliyetlerle birlikte geliştirdiğimiz bu döngüsel üretim modeliyle bu pazarlarda yer edinebileceğiz."