Nicolas Maduro gerçekten uyuşturucu baronu muydu?
Maduro, ülkesi Venezuela'yı yıllarca demir yumrukla yönetti: Muhaliflere zulmetti, seçimlerde hile yaptı, ülkesinin ekonomisini harabeye çevirdi. Peki Maduro aynı zamanda bir uyuşturucu baronu muydu?
ABD'de Başsavcılığın hazırladığı 25 sayfalık iddianame tartışmalı eski Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro devlet destekli bir uyuşturucu-terör ağı işletmekle suçlanıyor.
İddianameye göre Maduro, bugün Latin Amerika'nın birçok ülkesinde faaliyet gösteren suç örgütü Tren de Aragua ile Kolombiyalı FARC gerillası ve Meksikalı Sinaloa Karteli'yle işbirliği yaptı ve tonlarca kokaini ABD'ye kaçırarak bundan kişisel çıkar sağladı.
Savcılık, Venezuela'nın sistematik biçimde uluslararası kokain ticaretinin merkezlerinden biri haline getirildiğini, devlet uçaklarının ve hatta başkanlık hangarının uyuşturucu sevkiyatlarında kullanıldığını öne sürüyor.
Otobüs şoförlüğünden başkanlığa
63 yaşındaki Maduro'nun mahkum kıyafetiyle zırhlı bir cezaevi otobüsü ile New York'taki bir mahkemeye götürülmesini gösteren görüntüler dünya çapında yankı uyandırdı.

Nicolas Maduro, New York'taki mahkeme binasına götürülürken (05.01.2026)Fotoğraf: Eduardo Munoz/REUTERS
Nicolas Maduro Moros'un kendisi de kariyerinin henüz başlarında, 1990'ların ilk yıllarında Venezuela'nın başkenti Caracas'ta bir dönem gerçekten otobüs şoförlüğü yapıyordu.
Maduro, galıştığı ulaşım şirketinde kısa sürede sendika liderliğine yükseldi. Daha önce bursla bir yıl boyunca Küba'da siyasi eğitim almış olması, bu yükselişinde etkili oldu. Siyasi formasyonu onu, Hugo Chavez'in kurduğu Bolivarcı Devrim Hareketi'ne katılmaya yöneltti. Chavez o dönemde hapisteydi; kısa süre önce başarısızlıkla sonuçlanan kanlı bir askeri darbe girişimine öncülük etmişti.
Chavez, yalnızca iki yıl sonra, 1994'te affedildi. Dört yıl sonra ise devlet başkanı seçildi. Onun gölgesinde Nicolas Maduro da hızla yükseldi. Altı yıl milletvekilliği yaptı, ardından Ulusal Meclis Başkanı oldu, dışişleri bakanlığı görevini üstlendi ve Hugo Chavez kansere yakalanıp ağırlaştığında devlet başkan yardımcılığına kadar çıktı.

Selefinin gölgesinde geçen bir kariyer: Nicolas Maduro, Hugo Chávez'in popülarite seviyesine asla ulaşamadıFotoğraf: Matias Delacroix/AP/picture alliance
Venezuela'da devletin çöküşü
Bu 12 yıl boyunca Maduro, otobüsü değil ama neredeyse tüm ülkeyi duvara toslattı. Siyasi yönetimi giderek daha otoriter hale geldi; parlamentoyu dağıtmayı defalarca denedi. Ekonomik alanda da Venezuela benzeri görülmemiş bir çöküş yaşadı.
Gayrisafi yurt içi hasıla çöktü, hükümet borçları çevirmek için para bastı ve bu da hiperenflasyonu tetikledi. Yoksulluk oranı 2018'e gelindiğinde yüzde 90'ın üzerine çıktı. Bugün neredeyse her dört Venezuelalıdan biri, ekonomik kriz nedeniyle ülkeyi terk etmiş durumda.

Demet demet banknotlar: Nicolás Maduro yönetiminde Venezuela hiperenflasyona sürüklendiFotoğraf: DW
Maduro gerçekten uyuşturucu baronu mu?
Venezuela ile ABD arasındaki ilişkiler de yıllar içinde giderek kötüleşti. Hugo Chavez, açıkça ABD karşıtı sosyalist bir çizgi izlemişti. 2006'da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada dönemin ABD Başkanı George W. Bush'u "şeytan" olarak nitelemiş, "kükürt kokusunun hâlâ salonda hissedildiğini" söylemişti.
Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminde Washington ile Caracas arasındaki kriz daha da derinleşti. Ağustos 2025'te ABD, Maduro'nun yakalanması için 50 milyon dolarlık ödül koydu. Bu, ABD'nin bugüne kadar bir kişi için açıkladığı en yüksek ödüldü. Gerekçe olarak Maduro'nun Venezuela güvenlik güçlerinden oluştuğu iddia edilen ve kokain ticaretine karışmakla suçlanan "Cartel de los Soles" adlı örgütün başında olduğu ileri sürüldü.

Her seçimden sonra aynı sahne: Muhalif seçmenler, Nicolas Maduro'ya karşı protesto gösterileri düzenlemek için sokaklara dökülüyorFotoğraf: Jeampier Arguinzones/dpa/picture alliance
Venezuela güvenlik güçlerinden oluştuğu iddia edilen söz konusu yapı, örgüte mensup yüksek rütbeli asker ve polislerin apoletlerindeki güneş simgelerinden dolayı "Güneşler Karteli" (Cartel de los Soles) olarak anılıyor.
Maduro, eşi ve yakın çevresi hakkında ABD'de yıllardır uyuşturucu ve yolsuzluk suçlamaları bulunuyor. Ancak ABD istihbarat birimleri, doğrudan devlet eliyle yürütülen bir uyuşturucu ticaretinin kesin biçimde kanıtlanmadığını belirtiyor. Maduro'nun gerçekten uyuşturucu kaçakçılığıyla meşgul olduğunu doğrulayan hiçbir uluslararası mahkeme kararı veya BM raporu bulunmuyor.
En son BM Dünya Uyuşturucu Raporu'nda da Venezuela, üretim ve transit ülke olarak küçük bir rol oynadığı belirtiliyor.

Manhattan'daki bir mahkemede yargılanan Maduro hakkındaki iddialar oldukça vahim boyuttaFotoğraf: Adam Gray/REUTERS
Maduro, New York'taki ilk duruşmasında suçlamaları reddederek "suçsuz" olduğunu savundu. Kendini "dürüst bir adam", "ülkesinin meşru devlet başkanı" ve "ABD'nin savaş esiri" olarak tanımladı.
63 yaşındaki Maduro, duruşmanın ardından Brooklyn'deki cezaevine geri götürüldü. Asıl davanın başlamasının aylar sürmesi bekleniyor.