Ormanın derinliklerinde saklanan "yaşayan fosil": 6 milyon yıldır bizimle
Japonya’nın uzak adalarında yaşayan ve görünüşüyle herkesi şaşırtan bu canlı, tavşandan çok bir porsuğu andırıyor. 6 milyon yıllık genetik mirası günümüze taşıyan bu "yaşayan fosil", neden sadece geceleri ortaya çıkıyor ve pençeleri neden bu kadar güçlü?
Japonya’nın ana karasından uzakta, Amami Oşima ve Tokunoşima adalarının derin ormanlarında, bildiğimiz tavşanlara pek benzemeyen sıra dışı bir canlı yaşıyor. Amami tavşanı, simsiyah kürkü ve antik görünümüyle bilim dünyası tarafından gerçek bir “yaşayan fosil” olarak kabul ediliyor.
Uzun kulakları ve narin yapısıyla tanınan modern akrabalarının aksine bu canlı, küçük kulakları, tıknaz vücudu ve porsuğu andıran kaba kürk yapısıyla adeta milyonlarca yıl öncesinden günümüze ışınlanmış gibi duruyor. Bilim insanları, bu gizemli hayvanın yaklaşık 6 milyon yıl önce Asya’da yaşayan ve nesli çoktan tükenmiş olan antik bir tavşan cinsinin yaşayan son temsilcisi olduğuna inanıyor.
Gündüzleri ortalıkta pek görünmeyen bu canlı, tamamen gececil bir yaşam tarzını benimsiyor. Karanlık çöktüğünde ormanın derinliklerine süzülen Amami tavşanı, yazın taze otlarla, kışın ise fındık ve palamut gibi sert kabuklu yemişlerle karnını doyuruyor. Alışılmadık derecede uzun ve düz pençeleri de diğer türlerden ayıran en dikkat çekici özelliklerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu güçlü tırnaklarını, tepelik alanlarda kendisi için güvenli yuvalar kazmak amacıyla kullanıyor. Simsiyah görünümü ve gizemli tavırlarıyla bu tavşan, doğanın en “gotik” tasarımlarından biri gibi gözüküyor.
Koruma altındaki son miras
Amami tavşanının doğada yılanlar ve firavun fareleri gibi birkaç doğal düşmanı olsa da, asıl tehlike her zaman olduğu gibi insan kaynaklı faktörler. 1920’li yıllara kadar devam eden avlanma faaliyetleri popülasyonu bitme noktasına getirdi. Japonya hükümeti durumun ciddiyetini anlayarak 1921 yılında bu tavşanı “doğal anıt” ilan etti. 1963’te ise koruma statüsü bir üst seviyeye çıkarılarak yakalanması ve avlanması tamamen yasaklandı. Ancak bu yasal koruma bile türün üzerindeki baskıyı tamamen ortadan kaldırmaya yetmedi. Ormanların ticari amaçlarla kesilmesi, tarım alanlarının genişlemesi ve yeni yerleşim yerlerinin inşası, tavşanların hayatta kalmak için ihtiyaç duyduğu karışık orman yapısını bozdu.
Amami tavşanı, günümüzde Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği IUCN tarafından “tehlike altındaki türler” listesinde tutuluyor. Mevcut verilere göre Oşima adasında yaklaşık 2 bin ila 5 bin arası, Tokunoşima adasında ise sadece 400 civarında birey kaldığı tahmin ediliyor.
Oysa ki bu nadir canlıların varlığı, doğanın milyonlarca yıllık evrimsel sürecini anlayabilmemiz için paha biçilemez bir değer taşıyor. Eğer bu sessiz ve karanlık orman sakinlerini korumayı başaramazsak, tarih öncesinden günümüze ulaşan en somut kanıtlardan birini sonsuza dek kaybetmiş olacağız.