Piyasalarda Venezuela tedirginliği: Sırada ne var?
Yeni yıl, 2025’ten devralınan jeopolitik tansiyonla açıldı. ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırısı, piyasalarda “Bu adım hava harekâtıyla mı sınırlı kalacak, yoksa daha geniş bir sürece mi evrilecek?” sorusunu gündeme taşıdı. Şimdi dikkatler Çin ve Rusya’nın atacağı olası adımlara çevrildi. Jeopolitik risklerin artması, yatırımcıların güvenli liman arayışını hızlandırıyor. Venezuela dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip ülkelerden biri olsa da, sürecin yalnızca enerji piyasalarıyla sınırlı kalmayabileceği değerlendiriliyor. Gerginliğin altın başta olmak üzere gümüş ve diğer kıymetli metallere de yansıması bekleniyor. Merak edilen tüm detayları Hürriyet yazarı Zeynel Balcı köşesinde kaleme aldı...

Kaynak:Hürriyet
Yeni yıla Trump hızlı bir giriş yaptı. Geçen yılın ilk günlerinde gündem gümrük tarifeleriydi. Bu yıl ise, ABD’nin Venezeula’yı vurmasıyla jeopolitik gelişmelerin etkisinde başladı. Zaten bir süredir tehdit ediyordu. Olay hava saldırısı şeklinde kalırsa etkileri sınırlı olabilir. Ancak geçtiğimiz günlerde Çin ve Rusya açık bir uyarıyla “Venezuela’nın yanındayız” demişti. Hatta Rusya, “Venezuela bizim müttefik ve ortağımızdır” diyerek daha üst noktada bir destekten söz etmişti. Bu açıdan Rusya ve Çin olaya müdahil olursa, ekonomik ve siyasi sonuçları çok farklı olur.
GÜVENLİ LİMANLAR ETKİLENEBİLİR
Venezeula en yüksek petrol rezervine sahip ülke konumunda. Ancak olayın etkileri petrol ile sınırlı kalmaz. Artacak güvenli liman ihtiyacı nedeniyle altın ve buna bağlı olarak gümüş ile diğer kıymetli madenleri de etkileyebilir. Her ne kadar Rusya-Ukrayna ve Gazze konusunda insiyatif alıp barış çabası gösterse de Trump, başkan olduğu günden bu yana gerilim politikasını hiç bırakmadı. ‘Savaşta ve barışta ben varım’ dercesine süper güç rolünü oynamaya devam ediyor.
Pazartesi (yarın) piyasalar Venezuela gündemiyle açılacak ve haliyle dikkatler petrol ve altın fiyatlarında olacak. Diğer yandan, İran’da yüzde 48’e ulaşan enflasyon, riyalin değer kaybı ve ekonomik gerekçeler ile başlayan gösterilerle birlikte Trump’ın İran’a da müdahale tehditleri var. Dileriz olmaz ama; Venezuela’nın üzerine bir de İran’a müdahale söz konusu olursa olay çok farklı mecralara taşınır. İran, Rusya ve Çin ile işbirliği halinde.
Bir diğer kanayan yara olan Rusya-Ukrayna arasında ise Trump’ın barış çabalarına hatta ‘yüzde 90 anlaşma sağlandı’ açıklamalarına rağmen karşılıklı saldırılar sürüyor. Anlaşılan piyasalar bir süre jeopolitik gelişmelerin etkisinde kalacak. Yarın sabaha kadar olay daha fazla netlik kazanır, piyasalar da ona göre gardını alır. Ancak altın, gümüş ve petrolü daha fazla konuşacağımızı şimdiden söylemek mümkün.
BAKIR YAKINDAN TAKİP EDİLMELİ
Jeopolitik gelişmeleri hariç tutsak dahi, parlak geçen 2025 yılının ardından bu yıl da kıymetli metaller hep takipte olacak. Japonya hariç küresel ölçekte düşük faiz ortamının sürecek olması, jeopolitik risklerin gündemden düşmemesi, dolar ve ABD tahvillerine olan güvenin azalmasına bağlı olarak altın, gümüş, platin ve paladyum gibi emtialara ilgi devam edebilir. Bu yıl bunlara bakırın da eklenmesi olası görülüyor. Görünen o ki yatırımcılar kâğıtlar yerine reel varlıklara daha fazla ilgi gösterecek gibi. Bu algı önümüzdeki aylarda değişir mi, yeniden dolar ve ABD tahvili öne çıkar mı? Bu olasılığı da çok yabana atmayıp bir kenarda tutmak lazım. Zira halen dünya ticaretinin ve dış borçlanmaların yarısı dolar üzerinden gerçekleşiyor. Aynı şekilde merkez bankaları rezervlerinin yarısından fazlası halen yine ABD doları ve tahvillerinden oluşuyor. ABD doları ve tahvillerine bir güven kaybı ve ilgi azalımı olsa da bu yapı kısa sürede kolay kolay değişemez. Yerini alacak bir başka finansal varlık henüz ciddiyet kazanmış değil.