Sabahattin Ali'nin yargıyla imtihanı... Bir 'niyet okuma' mahkumu
Türk edebiyatının önemli isimlerinden Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna’sı ilk yayımlandığı tarihten 82 yıl sonra dünyanın en çok konuştuğu kitaplar arasına girdi. Sabahattin Ali’nin yeniden gündeme alınan hayatında sıklıkla atlanan bir kısım var: Yargıyla imtihanı…
Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna romanı ilk kez 1943 yılında yayımlandı, 2025’te İngiltere’de beklenmedik bir çıkış yaparak yaklaşık 30 bin kopya sattı ve bazı İngiliz klasiklerini geride bıraktı.
Amerika’da da benzer bir yükseliş oldu: Kitap incelemeleriyle ünlü YouTuber Jack Edwards’ın önerisindan kısa süre sonra Kürk Mantolu Madonna’yı Kendall Jenner’ın instagram hesabına kadar taşıdı. (Kendall Jenner’ın 285 milyon takipçisi var)

Yurt dışı incelemelerinde, İngiliz ve Amerikan gençliğinin son yıllarda melankoli, yalnızlık ve yabancılaşma temalarına yönelmesinin bu ilgiyi artırdığı vurgulanıyor.
Penguin Classics yetkilileri ise 1920’ler Berlin’inin belirsizliğiyle günümüz dünyası arasında güçlü bir paralellik kurulduğunu, romanın “değişen bir dünyada insanın kendini nasıl var edeceği” sorusunun bugünün okuruna çok tanıdık geldiğini söylüyor.

Yıllardır Türkiye’de baş tacı edilen Kürk Mantolu Madonna, böylece sessiz ama güçlü bir şekilde Batı’da da karşılığını buldu ve gerçek anlamda bir dünya klasiğine dönüştü. Türkiye’de Sabahattin Ali’nin hayatı yeniden konuşulur oldu.
Ancak, yıllar sonra yeniden manşetlere taşınan Sabahattin Ali’nin hayatında atlanan önemli bir bölüm var:
Yargıyla imtihanı…
Sabahattin Ali’nin çizgisi, eserleriyle olduğu kadar mahkeme dosyaları ve cezaevi kayıtlarıyla da okunur. Bugün pek az hatırlanan bu yön, aslında Kürk Mantolu Madonna’nın iç dünyasını anlamanın anahtarlarından biri...
1932’de Konya’da öğretmenlik yaparken, varlığı günümüzde bile tartışmalı olan bir şiir nedeniyle Atatürk’e hakaret suçlamasıyla yargılandı ve hapis cezasına çarptırıldı. Dava dosyasında somut bir metin yoktu; tanık beyanları vardı, siyasi bir iklim ve ‘niyet okuma’ vardı.
Sabahattin Ali önce Konya Cezaevi’ne, ardından Sinop Cezaevi’ne gönderildi.

Konya Cezaevi, 1933 (Filiz Ali arşivi)



