Sanayicilerin 2026 yılı beklentileri: Temkinli iyimserlik ve yeniden yapılanma
Sanayicilerin 2026 yılı beklentileri: Temkinli iyimserlik ve yeniden yapılanma
Türkiye ekonomisinin omurgasını oluşturan sanayi sektörü, 2025 yılını yüksek faizler, finansmana erişim zorlukları, artan maliyetler ve daralan talep gibi zorlayıcı koşullar altında geride bırakıyor.
Bu zorlu yılın ardından, sanayiciler 2026’ya “temkinli iyimserlik” ile bakıyor.
Sektör temsilcileri, yeni yılın hızlı bir toparlanma değil, dayanıklılık ve yeniden yapılanma yılı olacağını vurguluyor.
Gerek farklı sektörlerin temsilcileriyle yaptığım görüşmelerden gerekse de açık kaynaklardan yararlandığım bu yazımda , sanayicilerin 2026 beklentilerini, fırsatları, riskleri ve stratejik önceliklerini ayrıntılı bir şekilde ele alacağım.
Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği (KASAD) Başkanı Alican Duran, Sanayicilerin krediye erişimi giderek imkânsızlaşıyor..
Kur artışı kaynaklı parite gelirinin yılın ikinci yarısından sonra etki ettiğini, bunun da ancak zararı kapatmaya yettiğini”, Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Benliler ise “Üyelerimiz ülkemize özgü bir durum olan güncel kur politikası sebebiyle döviz bazında artan maliyetlerinin ihracat pazarlarındaki rekabet güçlerini azalttığını, İç pazarda talep arzu edilen seviyede değilken ihracatta yaşanacak olası bir düşüş sektörümüz açısından durumun daha sıkıntılı bir hale getirebilecektir.” Söylemleriyle sıkıntılarını dile getiriyorlar..
2025’in Mirası: Zorluklar ve Direnç
2025 yılı, Türk sanayisi için adeta bir dayanıklılık testiydi.
Yüksek faiz oranları ve finansman kıskacı, üretim maliyetlerini artırırken iç talebi baskıladı.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, sektörün zorlu bir yılı geride bıraktığını belirterek, rekabetin sertleştiği küresel ortamda stratejik adımların önemine dikkat çekti.
Sanayi üretimi direnç gösterdi ancak kırılganlığını korudu.
İmalat PMI endeksi Aralık ayında 48,9’a yükselerek son bir yılın en yüksek seviyesine ulaştı, ancak hala 50 eşik değerinin altında kalarak daralmaya işaret etti.
Bu durum, sektörün 2026’ya belirli bir ivmeyle girdiğini gösterse de, yeni siparişlerdeki zayıflık ve talep soğuması endişe kaynağı oldu.
Anadolu’daki sanayiciler de benzer sorunlarla karşılaştı.
Finansman ve maliyet yükü, üretim ve rekabet gücü kaybına yol açtı.
Birçok sektörde istihdam çıkışı ve küçülme belirginleşti.
Örneğin, hazır giyim sektöründe ihracat 2022’deki 21,2 milyar dolardan 2025 sonunda 16,7 milyar dolara geriledi, bu da yaklaşık 130 bin iş kaybına neden oldu.
Bu tablo, yüksek enflasyonla mücadele politikalarının reel sektöre yansımasını gözler önüne seriyor.
Temkinli İyimserlik: 2026’nın Fırsatları
Sanayiciler, 2026’yı umutla karşılıyor ancak beklentilerini gerçekçi tutuyor.
İSO Başkanı Bahçıvan, 2026’nın Türkiye ekonomisi için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, petrol fiyatlarının 2025’i yüzde 20’ye yakın düşüşle kapatmasının enerji maliyetlerini hafifleteceğini ifade etti.
Küresel para politikalarındaki gevşeme ve reform gündemi, sektörü destekleyecek unsurlar arasında yer alıyor.
Bahçıvan, faiz indirimlerinin 2026’da ciddi şekilde gerçekleşeceğini öngörüyor.
Ekonomi yönetimi ve sanayi örgütlerinin tahminlerine göre, Türkiye’nin GSYİH’si 2026’da yüzde 3,8 oranında büyüyecek – bu, 2025’teki yüzde 3,3’lük tahminden daha yüksek.
Enflasyonun yıl sonunda yüzde 16-19 aralığına gerilemesi bekleniyor, ancak piyasa beklentileri yüzde 24-25 seviyelerini işaret ediyor.
Bu düşüş, iç tüketimde canlanma ve finansmana erişimde iyileşme sağlayabilir.
Sektör temsilcileri, pazar çeşitliliğinin artması ve katma değeri yüksek ürün ihracatının öne çıkmasını öngörüyor.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz” 2026’yı Orta Vadeli Program’ın (OVP) en kritik yılı olarak tanımlayarak, reformların meyve vereceğini belirtti.
Büyüme hedefleri kademeli olarak yükselecek: 2026’da yüzde 3,8, 2027’de yüzde 4,3 ve 2028’de yüzde 5. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise, vatandaşların alım gücünün artacağını, finansmana erişimin kolaylaşacağını ve reel sektördeki belirsizliklerin azalacağını vurguladı. “
Riskler ve Zorluklar: Finansman, Maliyet ve Rekabet
İyimserliğe rağmen, sanayiciler riskleri göz ardı etmiyor.
Yüksek reel faizler, iç pazar odaklı firmaların yatırım iştahını sınırlayabilir.
Finansman maliyetleri, enerji fiyatları ve nitelikli iş gücü eksikliği temel endişeler arasında.
Jeopolitik riskler ve küresel belirsizlikler de sektörü etkileyebilir.
Özellikle paslanmaz çelik gibi kritik sektörlerde, dampingli ithalat rekabet gücünü zayıflatıyor. Paslanmaz Çelik Sanayicileri Derneği (PASSAD), 2026’da yerli üretimi korumak için düzenlemeler bekliyor.
Yat sektöründe ise satış düşüşü ve artan maliyetler, 2026’yı zorlu kılıyor.
Sanayiciler, kur baskısı ve maliyet kontrolünde iyileşme olmadığı takdirde kayıpların artmasından endişeli.
Sektörel Bakış: Dönüşüm ve Stratejiler
Sanayi sektörü, 2026’da sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve yüksek katma değerli üretime odaklanacak. Savunma sanayii, kuantum teknolojileri, yapay zeka ve otonom sistemlerde atılım hedefliyor; yerlilik oranı yüzde 83’e, ihracat 8 milyar dolara çıkacak.
Otomotiv, gıda, makine ve hizmet sektörleri de benzer beklentilere sahip:
İç talep dengesi, ihracat çeşitliliği ve tasarım odaklı büyüme.
Anadolu Organize Sanayi Bölgeleri’nde (OSB) düzenlenen seminerlerde, küresel ekonomik dönüşüm ve sanayicilerin stratejileri tartışılıyor.
Rekabet gücünü artıracak yol haritaları, sektörel iş birliğini güçlendirecek.
Sivil toplum kuruluşları (STK’lar), 2026’yı jeopolitik ve jeoekonomik gelişmelerin şekillendireceği bir yıl olarak görüyor.
Sonuç: Dayanıklılık Yılında Umutlu Adımlar
Türk sanayicileri, 2026’da başarıya ulaşacaklarından emin ancak bu başarıyı deneyim, yenilik ve krizleri aşma kararlılığına dayandırıyor.
Yapısal reformlar, öngörülebilir politikalar ve dijital-yeşil dönüşüm, toparlanmanın anahtarı olacak. Sektör, sadece ayakta kalmak değil, büyümek için stratejik hamleler yapacak.
Karamsarlığa gerek olmadığı görüşünde olanlardanım.
2026, Türkiye ekonomisi için dönüm noktası olabilir – temkinli iyimserlik, gerçekçi bir vizyonla birleşirse.