Trump'ın çıkışı AB'yi tedirgin etti: Grönland neden kritik?
SOURCE:DW Türkçe
ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland hakkındaki sözleri Avrupa'yı alarma geçirdi. Trump'ın ne kadar ileri gidebileceği ve AB'nin Danimarka'yı korumak için gerçekten hangi araçlara sahip olduğu soruları gündemde.
ABD'nin 2026'nın ilk günlerinde Venezuela'ya saldırarak ülkenin tartışmalı Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu kaçırmasının ardından, Başkan Donald Trump'ın yeniden Danimarka toprağı Grönland'a ilişkin tehditlerde bulunması, Avrupa ülkelerini alarma geçirdi.
Avrupa kamuoyu, "Grönland'a ihtiyacımız var" diyen Trump'ın Danimarka Krallığı'na bağlı özerk bölgeyi ABD'ye katmak için ne kadar ileri gidebileceği sorusunu tartışıyor.
Avrupa'daki endişeler, Trump'ın en yakın danışmanlarından Stephen Miller'in eşi Katie Miller'ın sosyal medyadaki paylaşımları ve Trump'ın The Atlantic'e verdiği röportajın ardından arttı. Röportajda uzun süredir tekrar tekrar dile getirdiği iddiasını yineleyen Trump, "Grönland'a gerçekten ihtiyacımız var. Savunma açısından gerekli" dedi. Miller ise, "YAKINDA" sözünü kullanarak, ABD bayrağına boyanmış bir Grönland haritası paylaştı.
"NATO'nun sonu olur"
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Washington'dan gelen açıklamaları açıkça reddetti. Frederiksen, "ABD'nin Grönland'ı ilhak etmesi gerektiğini konuşmak hiçbir şekilde mantıklı değil. ABD'nin Danimarka Krallığı'nın parçası olan üç ülkeden herhangi birini ilhak etme hakkı yok" diye konuştu.
Grönland Başbakanı Jens Frederik Nielsen de Pazartesi'ye bağlayan gece yaptığı açıklamada, "Artık yeter" dedi.
DW'ye gelişmeleri değerlendiren Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü'nden Jacob Funk Kirkegaard, Frederiksen'in uyarısını teyit ediyor. Kirkegaard, ABD'nin, NATO müttefiki Danimarka'ya saldırmasının transatlantik ittifakı fiilen sona erdireceği uyarısında bulunuyor.
Yeni bir tehdit değil
Trump, Grönland'ı ilhak etme fikrini daha önce de defalarca gündeme getirmişti.
Trump, 2017-2021 yılları arasındaki ilk başkanlık döneminde dünyanın en büyük adası olan Grönland'ı satın alarak ABD'ye katmak istediğini söylemiş ve tepkileri üzerine çekmişti. Trump 2019 yılında adayı satın almak istediğini beyan ettiğinde Frederiksen bu talebi geri çevirmiş, Trump ise buna tepki olarak Danimarka'ya ziyaretini iptal etmişti.
ABD Başkanı Donald Trump, 4 Ocak 2026'da makam uçağı Air Force One'da gazetecilerin sorularını yanıtlamış ve Grönland'a yönelik tehdidini yenilemiştiFotoğraf: Jim Watson/AFP/Getty Images
Öte yandan Grönland, Trump'ın ilhak etmek istediği tek toprak parçası da değil. Daha önce Panama Kanalı'nın kontrolünü Panama'nın elinden almak istediğini söyleyen Trump, Kanada'yı 51'inci eyalet olarak ABD'ye katma düşüncesini dahi dile getirmişti.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt Salı günü yaptığı açıklamada, "Grönland'ın edinilmesi, Rusya ve Çin gibi rakiplerini caydırmak için ABD'nin ulusal güvenlik önceliğidir" diye konuştu. Leavitt, "Başkan ve ekibi, bu önemli dış politika hedefini yerine getirmek için bir dizi seçeneği değerlendiriyor. Ve elbette, ABD ordusunu kullanmak, başkomutanın her zaman elinde bulunan bir seçenektir" ifadelerini kullandı.
Güncel tehditler ise bu söylemlerin, artan jeopolitik gerilimler döneminde gündeme geliyor olması nedeniyle ayrı bir önem kazanıyor. Avrupa'nın sözler eyleme dönüştüğü takdirde nasıl tepki vereceği sorusunun yanıtı, henüz belirsiz.
Kirkegaard ve Alman düşünce kuruluşu Alman Politika ve Bilim Vakfı'ndan (SWP) Michael Paul, DW'ye yaptıkları değerlendirmede, söz konusu iddianın gerçeği yansıtmadığını söylüyor. Grönland, Venezuela ile benzer şekilde, petrol ve kritik mineraller dahil olmak üzere büyük keşfedilmemiş doğal kaynaklara sahip. Ancak Paul, konunun sadece hammaddeyle ilgili olmadığı görüşünde:
"Grönland ve Danimarka, aslında ABD'nin adaya daha fazla dahil olmasına açık. Sadece bir yıl önce Grönland'ın Madencilik Bakanı, Washington Post'a yazdığı makalede, ABD'den daha fazla yatırım gelmezse Grönland'ın giderek Çin gibi yatırımcılara yöneleceğini belirtmişti."
Konu esas olarak askeri erişimle ilgili de değil. Danimarka, adadaki askeri varlığını artırmış durumda ve ABD'nin de mevcut anlaşmalar kapsamında aynı şeyi yapması mümkün. Kirkegaard, "Trump, daha fazla ABD askerini konuşlandırmak istese, bunu gerçekleştirmek sorun olmaz. ABD ve Danimarka arasında ortak bir savunma anlaşması var" değerlendirmesini yapıyor.
Kirkegaard'e göre Trump'ın motivasyonu daha çok sembolik:
"Gerçek şu ki, Trump Amerika'yı haritada 'daha büyük' yapmak istiyor gibi görünüyor. Bu pek mantıklı değil ve böyle bir hamleyi sadece Kongre veya Yüksek Mahkeme engelleyebilir."
AB, Grönland'ı korumak için ne yapabilir?
Peki Danimarka'nın da üyesi olduğu Avrupa Birliği (AB) ne yapabilir?
Kirkegaard, "Trump, Grönland'ı zorla ilhak etmeye karar verirse, kısa vadede yapılabilecek çok az şey var. Bu, Grönland, Danimarka ve AB için geçerli" değerlendirmesini yapıyor.
Donald Trump'ın oğlu Donald Trump Jr., 2025 yılının Ocak ayında Grönland'a bir ziyarette bulunmuştu. Trump ailesine ait özel uçak, buzlarla kaplı Grönland'ın başkenti Nuuk'a böyle iniş yapmıştıFotoğraf: Emila Stach/Ritzau Scanpix/IMAGO
Şimdilik diplomasi, Avrupa'nın elinde bulunan en önemli araç niteliğinde. AB yetkilileri, Washington ile resmi görüşmeler planlamadıklarını söylerken, Kirkegaard, Brüksel'in en etkili kanalının ABD Kongresi'ne resmi olmayan temaslar olacağını savunuyor. Kirkegaard, Avrupa liderlerinin, NATO'nun çökmesi, Avrupa'daki ABD üslerinin kapanması ve AB'de faaliyet gösteren ABD şirketlerine potansiyel yaptırımlar gibi uyarı mekanizmalarını net bir biçimde kullanabileceğini ifade ediyor.
Yedi devletten ortak açıklama
Öte yandan yedi Avrupalı liderden Salı günü Grönland ile dayanışma mesajı geldi.
Almanya, Fransa, İtalya, Polonya, İspanya, İngiltere ve Danimarka liderleri tarafından imzalanan ortak bildiride, "Grönland, Grönland halkına aittir. Danimarka ve Grönland ile ilgili konularda karar verme yetkisi yalnızca Danimarka ve Grönland'a aittir" ifadelerine yer verildi.
Birleşmiş Milletler Şartı'nda yer alan egemenlik, toprak bütünlüğü ve sınırların dokunulmazlığı ilkelerinin önemini vurgulayan liderler, ayrıca Danimarka Krallığı'nın, Grönland da dahil olmak üzere, NATO'nun bir parçası olduğuna dikkat çekti. Açıklamada şöyle denildi:
"Arktik güvenliği Avrupa için temel bir öncelik olmaya devam etmektedir ve kritik öneme sahiptir... ABD, NATO müttefiki olarak ve Danimarka Krallığı ile ABD arasında 1951 yılında imzalanan savunma anlaşması çerçevesinde bu çabada vazgeçilmez bir ortaktır."
Uzmanlara göre, Trump yönetiminin Maduro'ya yönelik operasyonu önceden Kongre'ye bildirmemiş olması, olası bir Grönland ilhak kararını Kongre veya Yüksek Mahkeme'nin durduramayacağına işaret ediyor.
AB'nin ABD'nin Venezuela saldırısına temkinli tepki vererek, uluslararası hukuka saygı çağrısı yapması ve en önemli müttefiki olan ABD'yi kınamakta çekimser kalması da dikkat çekiyor. Konuyla ilgili bir açıklamada bulunan Alman hükümeti, uluslararası hukuka uyulması gerektiğini vurguladı. Hükümet Sözcü Yardımcısı Sebastian Hille, "Sınırlar zorla değiştirilemez. Topraklar zorla ilhak edilemez" dedi.
Grönland neden bu kadar önemli?
Kar ve buzla kaplı muhteşem doğası, dağları, tundrası ve hayvanlarıyla benzersiz bir turistik destinasyon olan Grönland, gelecek yıllarda yalnızca güzel Instagram fotoğraflarının paylaşıldığı bir belde olmaktan çıkıp küresel siyasetin ana gündem maddelerinden biri hâline geldi.
Grönland, yeraltı kaynakları son derece zengin olan bir bölge. Öte yandan iklim değişikliği nedeniyle buzulların eridiği ve dünyanın giderek ısındığı bir çağda, Çin ve Rusya gibi süper güçlerin, Grönland'ın da yer aldığı Kuzey Kutup Dairesi (Arktika) ve Güney Kutup Dairesi (Antarktika) gibi soğuk bölgelere olan stratejik ilgisi de giderek artıyor. ABD, kendisine bağlı eyaletlerinden olan Alaska sayesinde Arktik bölgesinde doğal bir ekonomik ve siyasi aktör konumunda. Öte yandan ABD, 1951 yılından bu yana Grönland'ın kuzeybatısında bir hava üssüne sahip.
İki Grönlandlı, Ocak 2025'te Başkan Donald Trump'ın oğlu Donald Trump Jr.'ı "MAGA" şapkalarıyla karşılamıştıFotoğraf: Email Stach/Ritzau Scanpix/AFP/Getty Images
Grönlandlılar bağımsızlık istiyor
Ocak 2025'te yapılan bir ankette, Grönlandlıların yaklaşık yüzde 56'sının Danimarka'dan bağımsızlık istediğini ortaya koymuştu. Ancak ABD'ye katılma fikri neredeyse hiç destek görmüyor. Ankete katılanların yalnızca yüzde 6'sı ABD'ye katılmaya sıcak bakıyor.
Grönland'ın Danimarka ile karmaşık ve sorunlu bir tarihi var.
Danimarka'ya bağlı özerk bir bölge olan Grönland'ın 1979 yılında yapılan referandumdan bu yana kendi parlamentosu bulunuyor. Kendi kendini yöneten konumda olan Grönland'ın dış ve güvenlik politikaları ise Kopenhag tarafından belirleniyor.
Ancak adada Danimarka'dan bağımsızlık talep eden siyasi gruplar da mevcut. Bağımsızlık düşüncesinin şekillenmesinde, 18'inci yüzyılda Danimarka ve Norveç tarafından kolonileştirilen Grönlandlıların, kolonyal efendilerinin geçmişte işlediği suçlarla giderek daha fazla yüzleşmesi de önemli bir rol oynuyor. Örneğin İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Grönlandlı kadınların doğum kontrolüne zorlanması ve çocukların ailelerinin rızası olmaksızın Danimarka'ya kaçırılması, yerlilerin kollektif hafızasında hâlâ yerini koruyor.