Kötülük neden bu kadar görünür, iyilik neden sessiz?Dünya bugün gürültülü.Sesler üst üste biniyor, imgeler çarpışıyor, haberler birbirini eziyor. Bu kakofoninin içinde kötülük daha görünür, daha parlak, daha “anlatılabilir” hâle geliyor. İyilik ise çoğu zaman fark edilmeden geçip gidiyor. Sanki sahne kötülüğe ait, iyilik kuliste bekliyor.Bu bir tesadüf değil.Bu, çağın ahlak mimarisiyle ilgili bir sonuç.Kötülük, doğası gereği dikkat ister. Kendini çoğaltmak için görünür olmak zorundadır. İyilik ise var olmak için görünürlüğe ihtiyaç duymaz. Belki de bu yüzden, bugün kötülüğü çok konuşuyor; iyiliği ise daha az hatırlıyoruz.
Kötülük neden bu kadar görünür, iyilik neden sessiz?
Dünya bugün gürültülü.
Sesler üst üste biniyor, imgeler çarpışıyor, haberler birbirini eziyor. Bu kakofoninin içinde kötülük daha görünür, daha parlak, daha “anlatılabilir” hâle geliyor. İyilik ise çoğu zaman fark edilmeden geçip gidiyor. Sanki sahne kötülüğe ait, iyilik kuliste bekliyor.
Bu bir tesadüf değil.
Bu, çağın ahlak mimarisiyle ilgili bir sonuç.
Kötülük, doğası gereği dikkat ister. Kendini çoğaltmak için görünür olmak zorundadır. İyilik ise var olmak için görünürlüğe ihtiyaç duymaz. Belki de bu yüzden, bugün kötülüğü çok konuşuyor; iyiliği ise daha az hatırlıyoruz.
İçeriğin Devamı Aşağıda
Reklam
Düşünmeyen İnsan ve Görünür Kötülük
Farabi, insanın tek başına değil, toplum içinde ahlaki bir varlık olabileceğini söyler. Erdemli şehir fikri, iyiliğin bireysel bir meziyet değil; ortak bir bilinç meselesi olduğunu anlatır. Toplum erdem fikrini kaybettiğinde, kötülük bağırarak gelmez; alışkanlık gibi yerleşir. Bugün kötülüğün bu kadar görünür olmasının nedenlerinden biri budur:
Düşünmeden uyum sağlamak.
Kur’an bu noktada tekrar tekrar aynı soruyu sorar:
“Hiç düşünmez misiniz?”
Bu soru yalnızca inananlara değil, insan olma iddiası taşıyan herkese yöneliktir. Çünkü kötülük çoğu zaman bilinçli bir kötülük değildir. Çoğu zaman, düşünmeyi ertelemenin yan ürünüdür. Hannah Arendt’in “kötülüğün sıradanlığı” dediği şey, Farabi’nin uyardığı yerden yükselir: Aklını devre dışı bırakan insan, kötülüğün görünür bir taşıyıcısına dönüşür.
İçeriğin Devamı Aşağıda
Reklam
İyilik Neden Sessizdir?
İyilik sessizdir, çünkü bağırmaya ihtiyacı yoktur.
Hacı Bektaş Veli’nin sözü bu sessizliğin özeti gibidir:
Bu cümle bir öğüt değil, bir ahlak pozisyonudur. İyilik burada bir performans değil, bir karakter meselesidir. Gösterilmez; yaşanır. Savunulmaz; sürdürülür.
Kur’an da iyiliğin bu gösterişsiz doğasına işaret eder:
“Onlar, mallarını insanlara gösteriş olsun diye harcarlar.”
Bu ayet yalnızca maddi yardım üzerinden okunmamalıdır. Ahlak da gösterişe dönüştüğünde değerini yitirir. Sessiz iyilik bu yüzden kıymetlidir; çünkü kimlik inşası yapmaz, insanı onarır.
İyilik, sesini yükseltmez. Ama iz bırakır.
Tarihsel Hafıza ve Ahlaki Çözülme
İbn Haldun’a göre toplumlar ahlaki bağları güçlü olduğu sürece ayakta kalır. Çözülme başladığında bireysel çıkar, ortak iyinin önüne geçer. Asabiyet zayıfladığında kötülük daha görünür olur. Çünkü artık kimse “biz” adına konuşmaz; herkes “ben” adına hareket eder.
Bugün yaşadığımız şey tam olarak budur.
Görünürlük değerle, hız hakikatle, güç erdemle karıştırılıyor.
Oysa İbn Haldun’un işaret ettiği gibi:
Yıkım hızlıdır. İnşa yavaştır.
Bu yüzden kötülük daha çabuk yayılır; iyilik ise zamana ihtiyaç duyar.
Kötülük Sahneyi Sever, İyilik Hayatı
Kur’an bu görünürlük yanılgısını sade bir cümleyle dengeler:
“İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en güzel olanla sav.” (Fussilet, 34)
Burada önerilen şey pasiflik değildir. Aksine, yüksek bir ahlaki dirençtir. “En güzel olan”, bağırmak değil; tutarlılık göstermektir. İyilik, kötülüğün yöntemlerini taklit ettiğinde değil; kendi dilini koruduğunda dönüştürücü olur.
Ve belki de en sarsıcı hatırlatma şudur:
“Kim zerre kadar iyilik yaparsa onu görür; kim zerre kadar kötülük yaparsa onu da görür.” (Zilzâl, 7–8)
Bu, yalnızca ahiret vaadi değildir. Bu, insanın kendisiyle baş başa kaldığında gördüğü şeydir.
Yeni Yıl İçin Sessiz Ama Israrlı Bir Çağrı
Yeni bir yıla girerken daha iyi görünmeye değil, daha doğru kalmaya ihtiyacımız var.