ÖZEL | Karayipler'de sıcak saatler! Trump düğmeye bastı: ABD'nin gözünü diktiği hazine
SOURCE:CNN Türk
Dünyanın yeraltı kaynakları bakımından en zengin ülkelerinden biri olan Venezuela, sahip olduğu devasa zenginlikleriyle ABD’nin gözünü diktiği bir hazineye dönüşmüştü. Petrol denince akla gelen ilk ülkelerden biri olan Venezuela, topraklarının altındaki yalnızca enerji kaynaklarıyla değil, dünyanın en değerli madenlerinden oluşan yeraltı zenginlikleriyle de biliniyor. Son dakika haberine göre; ABD ile Venezuela arasında uzun süredir tırmanan gerilim, Karakas’ta duyulan uçak sesleri ve peş peşe gelen şiddetli patlamalarla yeni bir aşamaya taşındı. Başkent Karakas'ta paniğe yol açan gelişmelerin ardından bazı bölgelerde elektrikler kesilirken, Washington Venezuela’daki hedeflere yönelik askeri operasyon başlattı. ABD Başkanı Donald Trump, yaptığı açıklamada operasyonun başarılı geçtiğini ifade ederek Maduro ve eşini yakaladıklarını duyurdu. Maduro yönetimi, tüm sosyal ve siyasal güçleri harekete geçmeye çağırarak 'ulusal acil durum' ilan etti. İşte Karayipler'de yaşan gelişmelere dair tüm detaylar... ( Celil İPEK / cnnturk.com)
Kaynak:Celil İpek | CNN TURK
Petrol rezervleriyle yıllardır küresel enerji denklemlerinin merkezinde yer alan Venezuela, aslında buzdağının yalnızca görünen yüzünü temsil ediyor. Altın, koltan, elmas ve nadir minerallerle dolu yeraltı zenginlikleri, bu Latin Amerika ülkesini sadece bölgesel değil küresel ölçekte de stratejik bir hazineye dönüştürüyor. Sahip olduğu bu devasa kaynaklar, Venezuela’yı Washington'ın jeopolitik hesaplarının odağına yerleştirirken, uluslararası baskılar da bu zenginliğin bedelini gözler önüne seriyor. Yeraltındaki servet ile yerüstündeki kriz arasındaki bu çarpıcı tezat, Venezuela’yı dünya siyasetinin en tartışmalı ülkelerinden biri haline getiriyor.
Venezuela’nın başkenti Karakas, gece saatlerinde olağan dışı gelişmelere sahne oldu. Kentin farklı noktalarında alçak irtifada uçtuğu gözlemlenen uçakların ardından art arda gelen yüksek sesli patlamalar, birçok mahallede endişeye yol açtı. Yaşananların ardından bazı bölgelerde vatandaşların tedbir amacıyla evlerinden çıkarak sokaklara yöneldiği gözlemlendi. Özellikle kentin güney kesiminde bulunan ve askeri açıdan stratejik öneme sahip olduğu bilinen bir tesisin çevresinde elektrik kesintileri yaşandı. Gelişmeler tüm dünya tarafından yakından takip edilirken 'tan çarpıcı bir açıklama geldi. Donald Trump "Saldırımız başarılı" ifadesini kullandıktan sonra Venezuela Devlet Başkanı ve eşinin yakalandığını ve ülke dışına çıkarıldığını söyledi.
ABD, uyuşturucu kaçakçılığı yapıldığı iddiasıyla Karayipler'de ve Pasifik kıyılarında askeri varlığını artırdı. Washington, F-35'leri, uçak ve savaş gemileri ile bir nükleer denizaltıyı bölgeye sevk etmişti. ABD Başkanı Donald Trump birçok kez Venezuela ile savaşabilecekleri sinyalini de vermişti.
İKİ ÜLKENİN ORDUSU
Global Firepower verilerine göre dünyanın en güçlü ordusu unvanını elinde bulunduran Amerika Birleşik Devletleri, nüfusu ve askeri bütçesiyle dikkat çekiyor. 342 milyonluk bir nüfusa sahip olan ABD, 1 milyon 328 bin aktif asker sayısı ile küresel çapta bir askeri varlık sergiliyor. Ülkenin savunma harcamaları için ayırdığı bütçe ise 895 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Bu mali güç, hava ve deniz envanterine de doğrudan yansımış durumda; ABD ordusunun bünyesinde 1790 adet savaş uçağı, 1002 adet savaş helikopteri ve 440 adet savaş gemisi görev yapıyor.
Diğer taraftan, listenin 50. sırasında yer alan Venezuela, hem demografik hem de askeri kapasite açısından daha sınırlı imkanlara sahip bir tablo çiziyor. 31 milyonluk bir nüfusa sahip olan ülkede, görevli asker sayısı 109 bin olarak kaydedilmiş durumda. Venezuela’nın savunma bütçesi 4 milyar dolar seviyesinde seyrederken, hava gücü 30 savaş uçağı ve 10 savaş helikopterinden oluşuyor. Deniz kuvvetlerinde ise 34 savaş gemisi ile faaliyet gösteren ülke, mevcut kapasitesiyle bölgesel bir güç dengesi içinde yer almaya çalışıyor.
BÖLGEYE KONUŞLANDIRILAN ABD SAVAŞ GEMİLERİ
Karayipler’de bir süredir devam eden yüksek gerilim . Yapılan açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri'nin Venezuela'nın başkenti Karakas'ta birden fazla noktaya saldırı düzenlediği belirtildi. Bu kritik gelişmeden günler önce bölgedeki askeri hareketliliği gösteren stratejik harita, ABD Donanması’nın Venezuela çevresinde çok yönlü bir kuşatma gerçekleştirdiğini ortaya koyuyor.
Saldırı öncesi hazırlanan verilere göre, ABD Deniz Kuvvetleri bölgeyi şu gemilerle kontrol altında tutuyordu:
Kuzey ve Atlantik Hattı: Norfolk, VA bölgesinde USS Iwo Jima (LHD 7), USS San Antonio (LPD 17) ve USS Fort Lauderdale (LPD 28) gemileri konuşlanmıştı.
Merkez ve Karayip Geçişi: Mayport, FL ve Porto Riko açıklarında USS Gravely (DDG 107) ile USS Jason Dunham (DDG 109) muhripleri devriye görevindeydi.
Venezuela ve Karakas Açıklarında: Başkente en yakın noktada, Curacao civarında USS Minneapolis St Paul (LCS 21) savaş gemisi ve deniz altında operasyon yürüten kimliği belirsiz bir "Hızlı Saldırı Denizaltısı (SSN)" bulunuyordu.
Güney Stratejik Noktası: Panama Kanalı girişinde ise USS Sampson (DDG 102) muhribi geçiş yollarını denetliyordu.
YERALTI ZENGİNLİKLERİ
Venezuela, özellikle enerji kaynakları bakımından dünyanın en kritik rezervlerinden birine ev sahipliği yapıyor. Ülkenin sahip olduğu 77 milyar varillik petrol rezervi, Venezuela'yı dünyanın en büyük 6. petrol rezervine sahip ülkesi konumuna getiriyor. Enerjinin yanı sıra maden çeşitliliğiyle de dikkat çeken ülkede, Latin Amerika'nın en büyük 3. rezervi olan kömür yatakları bulunuyor. Venezuela'nın yer altı envanteri ayrıca stratejik öneme sahip altın, demir ve boksit madenleriyle tamamlanıyor.
Komşusu Venezuela gibi zengin kaynaklara sahip olan Kolombiya, hem enerji hem de değerli taş ve maden üretimiyle ön plana çıkıyor. Ülkenin enerji portföyünde 3,1 milyar varil petrol ve 114 milyar metreküp doğalgaz rezervi yer alıyor. Madencilik alanında ise Latin Amerika’nın en büyük rezervine sahip olduğu kömür, dünya üretiminde birinci sırada yer aldığı zümrüt ve yıllık 12 milyon çuval ile dünya üretiminde üçüncü olduğu kahve (tarımsal zenginlik) dikkat çekiyor. Kolombiya ayrıca altın, platin, nikel, bakır ve demir gibi sanayi ve mücevherat sektörü için hayati önem taşıyan çok çeşitli metalik madenlere sahip bulunuyor.
ÇİN İLE REKABET
Çin, nadir toprak elementleri açısından hem rezerv büyüklüğü hem de üretim kapasitesiyle önemli bir konumda bulunuyor ve bu üstünlük, küresel teknoloji, savunma ve enerji dönüşümü süreçlerinde Pekin’e ABD'ye karşı ciddi bir jeopolitik avantaj sağlıyor. Elektrikli araç bataryalarından rüzgâr türbinlerine, akıllı telefonlardan füze sistemlerine kadar birçok stratejik alanda kritik öneme sahip bu elementlerin büyük bölümünün Çin kontrolünde olması, Trump yönetimi tarafında yapısal bir kırılganlık yaratıyor. Washington bu açığı kapatmak için yalnızca kendi sınırları içinde yeni maden yatırımlarını teşvik etmekle yetinmiyor; aynı zamanda alternatif tedarik havzalarıyla ilişkilerini bu eksende yeniden şekillendiriyor. ABD’nin Çin’le yaşadığı stratejik rekabetin önemli başlıklarından biri haline gelen nadir toprak elementleri, ticaret savaşlarından diplomatik ittifaklara kadar pek çok adımın arka planında belirleyici bir faktör olarak öne çıkıyor.
TRUMP'IN YENİ POLİTİKASI
Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump’ın göreve geldiği ilk günden itibaren dış politikada benimsediği yaklaşım dikkat çekiyor. Trump’ın yayımladığı defterde ortaya koyduğu yönetim vizyonu, ABD’nin yalnızca kendi ekonomik çıkarlarını öncelemekle kalmayıp, aynı zamanda çevresindeki ülkeleri de ekonomik açıdan denetim altına alarak bu ülkeler üzerinden bölgesel bir ilerleme ve etki alanı oluşturmayı hedeflediğini ortaya koyuyor.